YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5048
KARAR NO : 2020/5704
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacılar, bankalardan adlarına kredi kullanamamalarından dolayı para temin edebilmek maksadıyla kendisini Avukat olarak tanıtan dava dışı … ile anlaştıklarını, kredi temini için maliki oldukları 721 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölümü bedelsiz olarak …’a devrettiklerini, onun da kredi kullanamaması üzerine kredi temini amacıyla bu kez de dava dışı …’a devredildiğini taşınmazı geri istediklerinde tarafların anlaşmaya uymadıkları, çekişmeli taşınmazı el ve işbirliği içerisinde oldukları davalı …’e devredildiğini öğrendiklerini davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazı kredi kullanarak bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının çekişmeli taşınmazı kötü niyetle edindiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece; “…davacı tanığı Süleyman’ın, 19 yıldır çekişme konusu taşınmazın bulunduğu sitede çalıştığı, ara malik … ile kayıt maliki davalı …’in kendisinden çekişmeli evi göstermesini istediklerini, şahısların satın aldıkları evin neresi olduğunu dahi bilmediklerine yönelik beyanı, davacılardan … tarafından davalının hesabına kredi taksiti açıklamasıyla aylık yapılan ödemelere ilişkin temlik tarihinden sonraki döneme ilişkin dekontlar ve çekişmeli taşınmazın kısa süreli birbirini takip eden akitlerle devredilmiş olması bir arada değerlendirildiğine davalının ara maliklerle el ve işbirliği içinde hareket ettiği, başka bir deyişle taşınmazı iktisabında iyiniyetli olmadığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir…” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.098.60 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.