YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/530
KARAR NO : 2020/6582
KARAR TARİHİ : 09.12.2020
MAHKEMESİ: … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, mirasbırakanları …’nin, … 2.Noterliğinin 11.02.1988 tarihli vekaletnamesi ile davalıların murisi olan kardeşi …’u kök mirasbırakan …’den kalan taşınmazlarla ilgili intikal işlemlerini yapmak üzere vekil olarak tayin ettiğini, ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullanmak suretiyle muris …ye intikal eden 2387 ve 2388 parsel sayılı taşınmazlardaki 32/96’şar paylarını önce 18.10.1990 tarihinde satış yolu ile davalı oğlu …’ye devrettiğini, daha sonra aynı gün dava konusu hisseleri tapuda tekrar satış yolu ile üzerine aldığını, yapılan bu satış işlemleri sebebiyle ne davalı … tarafından ne de davalıların müşterek murisi … tarafından mirasbırakan …’ye bir bedel ödenmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlardaki davalılar murisi … adına kayıtlı bulunan 64/96’şar hissenin ½ sinin iptal edilerek payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı …, davacıların murisi …’un, oğlunun düğününü yapmak için paraya ihtiyacı olduğundan dava konusu parselleri kardeşi …’a satmak istediğini, murisi …’in de 1985 senesinin Mart, Nisan ve Mayıs aylarında peyderpey kardeşi olan davacılar murisine 550.000 TL devir bedelini verdiğini, murisi …’in davacının iddia ettiği gibi vekalet ilişkisinin kötüye kullanmak kastı ile hareket etseydi, davacılar murisinin maliki olduğu ve dava harici bulunan sair taşınmazlar için de aynı şekilde davranacağını, ancak tarafların varisleri arasındaki sözleşmenin sadece dava konusu parselleri içermesi sebebiyle vekaletname ile sadece bu parseller hakkında devir işleminin yapıldığını belirterek davanın savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sübut bulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı istinaf talebinde bulunulması üzerine, …Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk dairesi 08.08.2018 tarihli ilamı ile, dinlenen davacı tanık beyanlarına nazaran davacılar murisi …’un davaya konu taşınmazları oğlunun düğün masrafları nedeniyle davalılar murisi …’ten almış olduğu paralar karşılığı satmış olduğu, vekaletnamenin de bu satışa ilişkin olduğu, vekaletin kötüye kullanılmasının yasal unsurlarını oluşmadığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabule dair hükmün usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile, davalı … vekili ve diğer davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına,davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla …, Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Vekalet ücretine yönelik temyize gelince;
Bilindiği üzere, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. fıkrasında; ‘’ Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur. ‘’ düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan; Taşınmazın aynına ilişkin eldeki davada hükmedilecek vekalet ücreti, dava edilen payların dava tarihindeki ve harcı tamamlanan değeri üzerinden nispi oranda belirlenmelidir.
Somut olaya gelince, dava, 10.000,00 TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açılmış, yargılama sırasında 317.333 TL’nin harç ikmali (07.02.2018 tarihinde 5.426.10 TL yatırılmıştır.) yapılmıştır. Bu durumda 327.333 TL dava değeri üzerinden davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla ve davalılar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden ; Bölge adliye mahkemesi hükmünden 2. fıkranın 4.ve 5. bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine “AAÜT gereğince 25.613.98 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.