Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10405 E. 2022/2133 K. 16.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10405
KARAR NO : 2022/2133
KARAR TARİHİ : 16.03.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptal- tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı …’in 5 parsel sayılı taşınmazdaki 1880/2880 payını satış suretiyle davalı oğlu …’e temlik ettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, taşınmazı üçüncü kişilerden satın alarak adına kaydettirdiğini, işlerinin bozulması üzerine taşınmazın elden gitmemesi için babasına devrettiğini, işleri düzeldikten sonra yapılan devrin de taşınmazın iadesi maksadıyla yapıldığını, taşınmazda çay ocağı işlettiğini, babasına yaptığı devirden sonra da kendisinin kullanmaya devam ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazdaki talep edilen payın öncesinde davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, davalının ekonomik nedenlerle mirasbırakan babasına bedelsiz olarak taşınmazı iade edilmesi amacıyla devrettiği nazara alındığında, mirasbırakanın mal kaçırma amacının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taşınmaz devrine yönelik gerekçesinin doğru olmadığını, devrin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını, bedelsiz olduğunu ve satış iradesi taşımadığını, davalının daha sonra taşınmazdaki 321/866 payını üçüncü kişiye satışının muvazaanın kanıtı olduğunu, davalının muvazaa iddiasını zımnen itiraf ettiğini, Mahkemenin yanlış değerlendirme ile tanık beyanlarını esas alarak hukuka aykırı karar verdiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1408 E., 2021/1867 K. sayılı kararıyla; taşınmazın üzerinde davalının işlettiği çay ocağının bulunduğu, devre rağmen davalının kullanımının devam ettiği, mirasbırakanın davalıdan temlik aldığı paya bir bedel ödemediği gibi davalının bozulan işleri nedeniyle elden çıkmasının önlenmesi amacıyla babası olan mirasbırakana geri vermesi amacıyla bedelsiz temlik ettiğinin tanık beyanlarıyla anlaşıldığı, mirasbırakanın da oğlunun işlerinin düzelmesiyle birlikte iade amacıyla temliki yaptığı, mirasbırakanın adına kayıtlı 223,88 m² payı da diğer oğlu …’e 16/08/2001 yılında temlik ettiği, dolayısıyla mirasbırakanın …’e verdiği yerin kendisine ait 223,88 m²yi kapsamadığı anlaşılmakla zaten davalı …’e ait olan 1880/2880 payın mirasbırakan tarafından davalıya temliki bakımından 01/04/1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun söylenemeyeceği, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir .
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmaz devrine yönelik gerekçesinin doğru olmadığını, yapılan devrin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını, devrin bedelsiz olduğunu, yapılan devrin satış iradesi taşımadığını, davalının daha sonra taşınmazdaki 321/866 payını üçüncü kişiye satışının muvazaanın kanıtı olduğunu, davalının muvazaa iddiasını zımnen itiraf ettiğini, Mahkemenin yanlış değerlendirme ile tanık beyanlarını esas alarak hukuka aykırı karar verdiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında açılan açılan tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, (III.) ve (IV/3.) numaralı paragraflarda belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.