Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10475 E. 2022/1961 K. 10.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10475
KARAR NO : 2022/1961
KARAR TARİHİ : 10.03.2022

MAHKEMESİ : TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : VAKFIKEBİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesinin 21/04/2021 tarihli 2019/131 Esas 2021/352 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01/11/2021 tarihli 2021/1055 Esas 2021/1139 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakan …’in maliki olduğu dava konusu 128 ada 4 parsel sayılı taşınmazı 08/05/1998 tarihinde davalı oğlu …’e, adı geçen davalının da 01/05/2003 tarihinde dava dışı …’a, dava dışı …’ın da 02/08/2004 tarihinde davalı …’nin eşi olan davalı …’e satış yoluyla temlik ettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras paylarının adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, mirasbırakanın bakım ihtiyacı içinde olup, ekonomik durumunun da zayıf olduğunu, diğer mirasçıların bilgisi dahilinde mirasbırakanın, dava dışı …’na vekaletname verdiğini ve dava konusu taşınmazın davalı … tarafından satın alındığını, satış bedelinin terekeye geçtiğini, mirasbırakanın bakımının davalı gelini … tarafından yapıldığını, davalı …’nin ekonomik durumu bozulunca dava konusu taşınmazı dava dışı …’a sattığını, davalı …’in ise annesine ait bir taşınmazın satışından elde ettiği para ile dava konusu taşınmazı dava dışı …’dan satın aldığını, davalı …’in tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu, mirasbırakanın terekesinde başkaca taşınmazlar da bulunduğunu, kayıt maliki olmayan davalı …’ye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; mirasbırakanın, mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirir somut bir neden ortaya konulmadığı gibi, mirasbırakanın terekesinde iki parça taşınmazı daha bulunduğu, mirasbırakan mal kaçırma kastı ile hareket etse idi terekesindeki diğer taşınmazları da davalıya temlik edebileceği, mirasbırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla hareket etmediği, davacı tarafın muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf itirazlarında
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarıyla ve tapu kayıtları ile iddianın ispatlandığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, gerekçenin somut olay ile uyuşmadığını, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi, tapuda satış bedellerinin çok düşük gösterildiğini, davalı …’nin alım gücü bulunmadığını, mirasbırakana tüm çocuklarının baktığının sabit olduğunu, bunun davayla da ilgisi bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01/11/2021 tarihli, 2021/1055 Esas – 2021/1139 Karar sayılı kararıyla; ispat yükünün davacı tarafta olup, mirasbırakanın, mirastan mal kaçırmasını gerektirir somut bir olgu ortaya konulmadığı gibi, dinlenen tanıkların da temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığına dair bir beyanda bulunmadıkları, mirasbırakanın terekesinde iki parça taşınmazı daha bulunduğu, bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın Almanya’dan emekli olup, taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı gibi, herhangi bir borcu da bulunmadığını, satış bedelinin düşük gösterildiğini, davalı …’nin ise çok borçlu olup taşınmazı alım gücü bulunmadığının gerek tapu kayıtları, gerekse tanık beyanlarıyla ispatlandığını, mirasbırakana tüm çocukları tarafından bakılmış olup, bunun davayla da ilgisi bulunmadığını, mirasbırakanın geride kaç parça taşınmazı olduğunun da davayla ilgisi olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, mirasbırakanın geride bıraktığı taşınmazların değerinin saptanmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini, iddianın ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide “muris muvazaası” olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun’un 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Temyiz Nedenlerinin Değerlendirilmesi
3.3.1. Somut olaya gelince; 1933 doğumlu mirasbırakan …’in 18/02/2005 tarihinde ölümü üzerine, çocukları davacılar Emine, Haydar, Hayriye, davalı …, dava dışı … ile 2018 yılında ölen oğlu …..’in dava dışı eşi….ile dava dışı çocukları …….. ve …’nin mirasçı kaldıkları; dava konusu 128 ada 4 parsel sayılı 7.679,11 m2 miktarlı bir katlı ahşap ev, tek katlı kargir ev, çaylık, fındıklık vasıflı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken, 20/01/1998 tarihli vekaletnameye istinaden dava dışı vekili … eliyle taşınmazın tamamını 08/05/1998 tarihinde satış yolu ile davalı oğlu……’ye temlik ettiği, davalı …’nin de 01/05/2003 tarihinde satış yolu ile dava dışı … isimli kişiye, adı geçenin de 02/08/2004 tarihinde satış yolu ile davalı …’nin eşi olan davalı …’e temlik ettiği; mirasbırakan adına başkaca dava dışı 121 ada 7 parsel sayılı 37,14 m2 miktarlı çimenlik vasıflı taşınmaz ile dava dışı 123 ada 9 parsel sayılı 1.695,26 m2 miktarlı fındıklık vasıflı taşınmazın kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
3.3.2. Her ne kadar Mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; mirasbırakanın mal varlığının büyük çoğunluğunu davacı oğlu …….’a kızarak diğer oğlu davalı …’ye satış göstermek suretiyle devrettiği, çekişmeli taşınmazın davalı … tarafından bilahare dava dışı …..’a ve onun tarafından da davalı …’nin eşi olan davalı …’e devredildiği, davalı …’in, muvazaalı işlemleri bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda olup, iktisabının iyiniyetli kabul edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, çekişmeli taşınmazın temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi uyarınca, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 Sayılı HMK’nin 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.