Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/10656 E. 2022/972 K. 10.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10656
KARAR NO : 2022/972
KARAR TARİHİ : 10.02.2022

MAHKEMESİ : ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE
MAHKEMESİ : DİGOR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurularak davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; hudutlarını belirttiği tapu kaydı kapsamında kalan 3 hektarlık taşınmaz bölümünün kadastro çalışmaları sırasında 160 ada 76 parsel taşınmaz içinde kaldığını ileri sürerek, 160 ada 76 parsel taşınmazın içinde kalan 3 hektarlık alanın tapusunun iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştr.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Digor Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2016/9 E., 2017/116 K. sayılı kararıyla, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin bu taşınmazın evveliyatında … tarafından kullanıldığına yönelik beyanları ve yapılan keşif esnasında mahkeme tarafından yapılan gözlemde taşınmazın tarla vasfında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Kars İli Digor İlçesi Dağpınar Köyü mevkii 160 ada 76 parselin fen bilirkişisinin 05/07/2017 tarihli raporunda (A) harfi ve kırmızı renk ile gösterilen 18.935,65 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile 160 ada son parsel numarası ve tarla vasfı ile davacı adına tapuya tesciline dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasalara uygun olmadığını, dava konusu edilen 160 ada 76 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırıldığını, mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verdiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 16.05.2018 tarihli ve 2018/85 E., 2018/901 K. sayılı kararıyla, davacı …’in davasına dayanak kıldığı 21/11/1968 tarihli 26 altı sıra nolu 3 hektarlık tapu kaydının tespit sırasında 160 ada 75 parselde revizyon görerek bu parsele uygulandığı ve sonucunda bu tapu kaydına istinaden 160 ada 75 parsel tarla vasfıyla ve 21.686,50 m2 olarak davacı… oğlu …’in tapusu kapsamında kalıp onun 1995 yılında …oğlu…’e hibe etmesi üzerine… adına tespit ve tescil edildiği, dava konusu edilen 160 ada 76 parselin ise tespit öncesi 29/12/2005 tarihli 592 sayılı Kadastro Komisyonunun mera norm kararına ve krokisine uygun olarak 199.730,51 m2 yüzölçümüyle mera olarak sınırlandırılıp mera sınırlarının kesinleştirildiği o tarihte zemindeki kullanım durumlarının tespitinin yapıldığı ve davacının dayanağı tapu kaydının da zemindeki kullanım durumuna göre 160 ada 75 parsele revizyon görerek uygulandığı, hal böyle iken davacının davası sübuta ermediğine göre açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurularak davanın reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eksik inceleme yapıldığını, keşif, bilirkişi ve tanık beyanlarının göz ardı edildiğini, taşınmazın kendisi ve ailesi tarafından kullanıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro sonucunda Kars İli Digor İlçesi Dağpınar Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 76 parsel sayılı 199.730,51 metrekare yüzölçümlü taşınmaz kadimden beri Dağpınar beldesi halkı tarafından mera olarak kullanıldığı ve fiili zeminde de halen bu vasıfta olduğu belirtilerek, mera vasfıyla kamu orta malı olarak sınırlandırılmıştır.
Dava, 106 ada 76 parsel sayılı taşınmazla ilgili kadastro tespiti öncesi hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun kamu malları başlıklı 16/B. maddesinde “Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri gibi paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen orta malı taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesaplanır ve bu gibi taşınmaz mallar özel siciline yazılır.”
Tapuda kayıtlı taşınmaz malların tespiti başlıklı 13.maddesinde “Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi adına, b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına, c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına, B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına, c) (Değişik: 3/5/2012-6302/4 md.) Kayıt sahibinin yirmi yıl önce gaipliğine hüküm verilmiş veya tapu sicilinden malikin kim olduğu anlaşılamamış ise çekişmesiz ve aralıksız yirmi yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur. Noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlenen satış vaadi senedi teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) nolu bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesine göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370’inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 44,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.