YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1533
KARAR NO : 2022/876
KARAR TARİHİ : 08.02.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabülüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.02.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı vekili gelmedi.Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası ……’ün 2498 ada 6 parsel sayılı taşınmazını oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, mirasbırakanın taşınmaz satmasını gerektirir bir ihtiyacı olmadığı gibi, davalının da alım gücünün bulunmadığını, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemiş, aşamada talebini daraltarak miras payına hasretmiştir.
II. CEVAP
Davalı, iddiaların doğru olmadığını, 1997 yılında aile şirketindeki ortaklığını sonlandırması nedeniyle mirasbırakanın hak dengesini gözeterek uygun bir bedelle dava konusu taşınmazı kendisine devrettiğini, devir ve mirasbırakanın ölüm tarihinden 20 yıl sonra davacının kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/01/2020 tarihli ve 2017/104 E., 2020/3 K. sayılı kararıyla; davalı tarafından adi ortaklığın tasfiyesine karşılık dava konusu temlikin yapıldığı savunmasının kanıtlanamadığı, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalı vekili, tanık … Özgül’ün tarafların kardeşi olması ve bu davadan menfaati bulunması sebebiyle tanıktan ziyade taraf konumunda olduğunu, Mahkemece sadece bu tanığın beyanına itibar edildiğini, diğer tanıkların beyanlarında ödemenin davalının birikmiş parası ve düğünde takılan takılarla yapıldığını beyan ettiğini, mirasbırakanın banka hesabı olmamasının bedelin ödenmediği anlamını taşımadığını, salt satış bedeli ile rayiç değer arası farkın muvazaanın tek başına kanıtı olamayacağını, bedelsizlik savunmasında bulunmadıkları halde taraflarına ait olmayan savunmaların hükme esas alındığını, davacının 22 yıl sonra işbu davayı açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01/02/2021 tarihli ve 2020/880 E., 2021/138 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın taşınmaz satması için haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, taşınmazın resmi akitteki satış bedeli ile rayiç değeri arasında aşırı fark bulunduğu, mirasbırakanın davalı ile aynı binada oturdukları, beşeri ilişkileri nazara alındığında davalıyı diğer çocuklarından üstün tuttuğu, davalının ödeme savunmasını da ispatlayamadığı, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket ettiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, dinlenen davalı tanığı … …’ın beyanı ile satışın gerçek olduğunun anlaşıldığını, mirasbırakanın banka hesabı kullanmaması sebebiyle satış bedelinin elden ödendiğini, davacının tek tanığı olan kardeş …’in beyanlarının davada menfaati olması sebebiyle hükme esas alınmaması gerektiğini, Mahkemece tarafların birlikte kurmuş oldukları şirketlere dair belgelerin araştırılmadığını, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İBK’da değinildiği üzere, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun 19. (BK 18.) maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, dava açabilecekleri kabul edilmektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV/3.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 13.892,08 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.