Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/1549 E. 2022/877 K. 08.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1549
KARAR NO : 2022/877
KARAR TARİHİ : 08.02.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.02.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … … ile temyiz edilen davalı vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen ilişkili kişi … A.Ş. vekili gelmedi.Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, paydaşı olduğu dava konusu 857 ada 18 parsel sayılı taşınmazla ilgili arkadaşı olan dava dışı … …’a vekaletname verdiğini, ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazdaki payını dava dışı …’a, …’ın dava dışı… Turizm Şirketine, adı geçenin de davalı … Tekstil Şirketine satış suretiyle temlik ettiğini, davalı şirketin dava dışı vekille ve ara maliklerle el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini, kendisine herhangi bir bedel de ödenmediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile payının adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket, iddiaların doğru olmadığını, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, satış bedelini banka kanalıyla ve çekle ödediğini, davacıyı ve dava dışı ara malikleri tanımadığını, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, üçüncü el konumundaki davalı şirket yetkilisi ile dava dışı ikinci el… Turizm Şirketi yetkililerinin arkadaş olmasının tek başına davalı şirketin iyi

niyetini ortadan kaldırmayacağı, davalının iyiniyetinin korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, dava dışı vekil … …’ın taşınmazdaki payını dava dışı …’a devrettiğini, …’ın gerçekte bu taşınmazı satın alabilecek maddi güce sahip olmadığını, vekil … …’ın …’tan da vekaletname alarak taşınmazı bu kez dava dışı kardeşine ait olan… Turizm Şirketine devrettiğini ve adı geçen şirketin de son olarak taşınmazı davalı … Tekstil Şirketine devrettiğini, tüm devirlerin muvazaalı olduğunu, davalı şirketin dava konusu taşınmazı satın alacak ekonomik durumunun bulunmadığını, davalının dava dışı vekil ve ara maliklerle el ve işbirliği içerisinde hareket ederek davacıyı zararlandırdığını, herhangi bir satış bedeli ödenmediğini, resmi akitte gösterilen satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 27/11/2020 tarihli ve 2019/1094 E., 2020/1285 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin dava dışı üçüncü kişilerin de payını satın almak suretiyle taşınmazın tamamına malik olduğu ve taşınmazı otel olarak işlettiği, asıl olan iyiniyetin varlığı olup, bunun aksini iddia eden davacı tarafından davalı şirketin vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bildiğini mevcut delillerle ispatlanamadığı, davalının iyiniyetinin korunması gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, dava dışı vekil … …’ın taşınmazı devrettiği ilk el dava dışı …’ın taşınmazı satın alacak maddi güce sahip olmadığı halde Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, taşınmazın vekil tarafından daha sonra kardeşinin şirketi olan dava dışı… Şirketine devredildiğini, bu durumun muvazaanın en açık göstergesi olduğunu, son olarak taşınmazın davalı şirkete devredildiğini, davalı şirketin 300.000 TL sermayeli bir şirket olup, dava konusu taşınmazı satın alacak ekonomik gücünün bulunmadığını, akitteki satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğunu, dinlenen tanık beyanlarının doğru değerlendirilmediğini, davalının en başından beri vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bildiğini, kötüniyetli olduğunu, davacıya herhangi bir satış bedeli ödenmediğini belirterek, kararının bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 506. maddesi “Vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Ancak vekile yetki verildiği veya durumun zorunlu ya da teamülün mümkün kıldığı hâllerde vekil, işi başkasına yaptırabilir. Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle

yükümlüdür. Vekilin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır.” ,
3.2.2. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”,
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”,
3.2.4. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 3. maddesi “Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.” hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/02/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.