YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1612
KARAR NO : 2022/880
KARAR TARİHİ : 08.02.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Yerel Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08/02/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, çalıştığı şirketin ortağı olan davalının ve dava dışı diğer ortağın, şirket hesaplarında açık olduğundan bahisle, kendisini hırsızlık ve yolsuzlukla suçlayarak açığı kapatmasını ve para ödeninceye kadar maliki olduğu çekişme konusu 735 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 16 nolu bağımsız bölümün teminat olarak devredilmesini istediklerini ve kendisine zorla açık senet imzalattırarak tehdit ettiklerini, bu tehdit ve baskı altında tapuya gittiklerinde davalının ancak taşınmazın kendisine devredilmesi halinde teminat olarak kabul edilebileceğini bildirmesi üzerine dava konusu taşınmazı satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, iradesinin fesada uğratıldığını, ayrıca akit tarihinde psikolojisinin bozuk olması sebebiyle geçici olarak ehliyetsiz de olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacının, dava konusu taşınmazı ortağı olduğu şirkette zimmetine geçirdiği paralarla edindiğini, davacının iradesi doğrultusunda taşınmazı devrettiğini, teminat olarak devredildiği iddiasının doğru olmadığını, baskı veya tehditin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Kadıköy (Kapatılan) 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/01/2010 tarihli ve 2003/243 E., 2010/18 K. sayılı kararı ile; davacının çekişme konusu taşınmazı çalıştığı iş yerine ait parayı zimmetine geçirerek aldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 03/11/2010 tarihli ve 2010/8342 E., 2010/11464 K. sayılı ilamı ile ‘‘…Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden, çekişmeye konu 735 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 16 nolu bağımsız bölüm davacı adına kayıtlı iken 27.1.2003 tarihinde satış suretiyle davalıya devredildiği, Kadıköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/309 Esasında kayıtlı kamu davasında, davacının hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanmak suçundan yargılanmasının devam ettiği, kamu davasının müdahillerinin eldeki davanın davalısı … ile davadışı … … oldukları; öte yandan, davalı ile dava dışı … …’in ortağı oldukları izlenimi uyanan … Ltd. Şirketi tarafından davacı aleyhine zimmetine para geçirdiği iddiasıyla alacak davası açıldığı, o davanın da Kadıköy 1. İş Mahkemesinin 2003/528 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirildiği ve anılan davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davada ileri sürülen iddialar, davalının savunması ve Mahkemenin davayı ret gerekçesi gözetildiğinde, her iki dava sonucunun da eldeki davanın sonucunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, Kadıköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/309 Esas sayılı ve Kadıköy 1. İş Mahkemesinin 2003/ 528 Esas sayılı dava dosyalarının sonucunun bekletici mesele yapılması, anılan davaların sonucuna göre eldeki dava bakımından bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yön üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir…” gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/02/2021 tarihli ve 2011/134 E., 2021/161 K. sayılı kararıyla; davalının ortağı olduğu şirkette çalışan davacının şirketin elde ettiği 46.481,90 TL geliri şirket hesabına aktarmadığı, işverenlerin şikayeti üzerine davacı hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, ancak Yargıtay bozma ilamı sonrası suçun zamanaşımına uğraması nedeniyle düşme kararı verildiği, tüm dosya kapsamından davacının iradesinin sakatlandığına dair somut bir delil bulunmadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili; davalı tarafından şirket zararı bahane edilerek iradesi fesada uğratılarak ve zorla bedelsiz olarak çekişmeli taşınmazın adına tescilinin sağlandığını, davalının cevap dilekçesinde taşınmazı bedelsiz aldığını ikrar ettiğini ve satış bedelini ödediğine dair hiçbir delil sunamadığını, dinlenen tanıkların da ifadelerinde davalının tehdit ve korkutma yollarına başvurarak dava konusu evi devretmediği takdirde başına kötü şeyler gelebileceği yönünde beyanda bulunduklarını, davacıdan baskı altında alınan bononun da iradesinin fesada uğratıldığının bir başka delili olduğunu, davacının psikiyatrik durumu ve tedavi görüp görmediği hususunda talebi bulunmasına rağmen Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek rapor aldırılmadığını, eksik araştırma sonucunda karar verildiğini, davacının dava konusu taşınmazını satması için hiçbir nedeninin bulunmadığını, ayrıca şirketin zararı mevcutsa taşınmazın davalıya değil şirket adına devrinin gerektiğini, taraflar arasında geçerli bir satış olduğu kabul edilse dahi satış tarihinde dava konusu evin değeri 70.000 TL iken resmi senette satışın 13.000 TL üzerinden gerçekleştiğini, davalının savunmasına dayanak yaptığı İstanbul Anadolu 14. İş Mahkemesinin 2013/119 E. sayılı dosyasında karşılıklı olarak alacakları mahsup edildiğinde davacının şirkete borcu 44,839,00 TL olduğu halde bu borca karşılık 70.000,00 TL değerindeki dava konusu taşınmazının elinden alındığını bu nedenle gabinin de söz konusu olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
6.2.1. 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”,
6.2.2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükümlerine yer verilmiştir.
6.3. Değerlendirme
Kararın (IV./2.) no.lu bendinde yer verilen hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.