Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/1845 E. 2022/941 K. 09.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1845
KARAR NO : 2022/941
KARAR TARİHİ : 09.02.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – TENKİS

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinden verilen 16/03/2021 tarihli ve 2020/1010 Esas – 2021/364 Karar sayılı karar davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 09/02/2022 Çarşamba günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalılar vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali-tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın bedelinin mirasbırakan tarafından ödendiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davada ileri sürülen iddianın gizli bağış niteliğinde olduğu, gizli bağış iddiası yönünden 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın uygulanma olanağı bulunmadığından iptal- tescil isteğinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu, öte yandan davacı tarafın gizli bağış iddiasını TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. maddesi gereğince usulünce kanıtlayamadığı, bu nedenle tenkis isteğinin reddine karar verilmesinin de doğru olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK.’nın 362. maddesinde bölge adliye mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, 1/a bendinde de miktar veya değeri kırk bin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hükmüne yer verilmiş, 2021 yılı itibarıyla HMK.’nın 362/1-a bendinde belirtilen 40.000.00 TL’lik kesinlik sınırı 78.630,00 TL olarak uygulanmaya başlanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil davalarında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, davaya konu 5, 7 ve 8 nolu meskenlerin dava tarihi itibariyle keşfen saptanan 500.000,00 TL toplam değeri üzerinden davacıların her birinin 3/20′şer miras payına karşılık gelen 75.000,00 TL′nin 2021 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği açıktır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan eldeki dava yönünden davacıların temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE, alınan peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 09/02/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.