YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2209
KARAR NO : 2022/442
KARAR TARİHİ : 20.01.2022
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – TAZMİNAT
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil, olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde, davalı … ile çelik eşya ticareti yapmak için iş kuracaklarını, ancak teminat vermesini istediğini, maliki olduğu 7489 ada 7 parsel( eski 113 ada 458 parsel) sayılı taşınmazda bulunan 7 nolu bağımsız bölümü davalıya devrettiğini, davalının taşınmazı diğer davalı …’ye temlik ettiğini, hulus ve saffetinden yararlanılarak kandırıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde, davacının kendisi ile ortak olmak istediğini, katılım payının yarısını ödemek için kredi çektiğini, 11 ay taksitleri ödediğini, daha sonra geri kalan taksitleri ödeyemeyeceğinden davacıyla görüştüğünü ve davacının da kalan taksitlerini ödeyemeyeceğini belirttiğini, kredinin ödenmeyen kısmını ödeyerek ipotekli daireyi üzerine aldığını, davalı … ise, davanın zamanaşımına uğradığını ve kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/158 E. 2020/126 K. sayılı kararıyla; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Samsun 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ihtiyati tedbirin usulüne uygun kaldırılmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, davaların sebeplerinin farklı olduğunu, davanın esasına girilerek delil toplanması gerektiğini belirtmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22/02/2021 tarihli 2021/371 E., 2021/384 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davaların açılış nedenlerinin farklı olduğunu, dolandırıldığını, savunma hakkının kısıtlandığı ve delillerini sunma hakkının elinden alındığını belirtmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 137. maddesi uyarınca ön inceleme aşamasında sırasıyla dava şartlarını (m.114) ve ilk itirazları (m.116) inceleme yükümlülüğü bulunan mahkeme; anılan Kanunun 138. maddesi uyarınca dava şartları ve ilk itirazları duruşma yapmaya gerek kalmadan dosya üzerinden karara bağlayabileceği gibi, gerek gördüğü takdirde tarafları duruşmaya çağırıp dinledikten sonra da karar verebilir.
3.2.2.Yine aynı Yasada, mahkemece yapılacak ön inceleme aşamasında duruşmalı ya da duruşmasız olarak sonuca bağlanması yetkisi mahkemeye bırakılmış olan dava şartları bağımsız bir kurum olarak düzenlenmiş ve HMK 114/1-i maddesinde “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne, 115. maddesinde ise “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir.
3.2.3. Kesin hüküm ise HMK’nın 303/1 maddesinde “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” tanımlanmıştır.
3.3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, (3.2.1.) ve (3.2.2.) paragraflarında yer verilen yasal düzenlemeler ve Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/12/1999 tarihli ve 1994/728 Esas, 1999/649 Karar sayılı kararı eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğine göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 21,40TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.