YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2273
KARAR NO : 2022/5303
KARAR TARİHİ : 30.06.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ: EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davalının istinaf isteminin HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf isteminin HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca harç ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14/02/2022 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … ile temyiz edilen davacı Hazine vekili Avukat… geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, dosyadaki eksikliklerin ikmali için geri çevirme kararı verilmesi üzerine dosya tekemmül etmiş olmakla dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine, FETÖ/PDY ile iltisakı ve irtibatı belirlenen …Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret ve San. A.Ş’nin maliki olduğu 2430 ada 4 parseldeki 23/24 payını 11/12/2015 tarihinde davalı …’e muvazaalı olarak devrettiğini, söz konusu şirketin dava konusu taşınmazın devredildiği dönemde birden çok taşınmazını 3. kişilere devrettiğini, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile 667 sayılı KHK uyarınca tüm takyidatlardan ari şekilde Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, taşınmazdaki dava konusu payı aldıktan sonra 1/24 pay için ortaklığın giderilmesi davası açtığını ve bu kısmı da ihale ile satın aldığını, taşınmazın tapu senedindeki bedelinin taşınmazın gerçek değeri olduğunu, muvazaalı bir temlik olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın tespit edilen gerçek değeri ile resmi akitte yazan değeri arasında açık nispetsizlik olduğu, dava dışı kapatılan şirketin devir tarihine yakın tarihlerde başka devirler de yaptığı, devir tarihi dikkate alındığında o tarihte dava dışı şirketin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakının kamuoyunda bilinir hale geldiğini, dava dışı kapatılan şirketin mallarını tasfiye gayretine girdiği ve davalının da bu amaçla taşınmazı devraldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
2.1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; harç ve vekalet ücretinin 200.000,00 TL üzerinden hesaplandığını, bunun hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının taşınmazı gerçek değerinde aldığını, bunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, dava dışı şirketin 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK uyarınca kapatıldığını, taşınmazın 11/12/2015 tarihinde devredildiğini, anılan şirketin terör örgütü ile ilişkisini davalının bilmesinin mümkün olmadığını, Savcılık soruşturmasında davalı hakkında takipsizlik kararı verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; davalının dava konusu taşınmazda, dava dışı şirket olan …Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Tic. Ve San. A.Ş adına kayıtlı 23/24 hisseyi 11/12/2015 tarihinde 200.000,00 TL bedelle satın aldığı, bedellerin banka kayıtlarına göre alım tarihinde İstanbul ilinden iki ayrı kişinin hesabından gönderildiği, dava dışı şirketin 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, şirket yetkilileri hakkında Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/22 Esas sayılı dosyasında FETÖ/PYD suçlamasından yargılama yapıldığı, davalı hakkında Edirne Cumhuriyet Savcılığının 2016/13621 Soruşturma ve 2020/617 Karar sayılı dosyasında aynı suçlamadan takipsizlik kararı verildiği, dava dışı şirketin devrettiği taşınmazlarla ilgili Hazinenin birden çok tapu iptali ve tescil davası açtığı, 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK’ nın 12. maddesi uyarınca da, 01/01/2014 tarihi ile kapatılma tarihleri arasında 3. kişilere yapılan devirlerin muvazaalı olarak kabul edileceği, davalıya yapılan devrin bu kapsamda kaldığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun dava konusu taşınmazın 23/24 payının dava tarihi itibarıyla saptanan değerine göre harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile HMK’nın 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 675 sayılı KHK’nın 12. maddesine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 29/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı KHK’nın “Muvazaalı Devir İşlemleri” başlıklı 12. maddesinde; “20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonlarının faaliyetlerinin sürdürüldüğü dönemde üzerlerinde bulundukları, mülkiyeti kapatılanların sahibi gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazlardan 1/1/2014 tarihi ila bahse konu yerlerin kapatılma tarihleri arasında üçüncü kişilere devri yapılmış olan ve üzerinde kapatılanlar tarafından aynı faaliyete kapatılma tarihi itibarıyla devam edilen taşınmazların devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir.” hükmü düzenlenmiştir.
3.2.2. 03/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12. maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(2) Birinci fıkrada belirtilen taşınmazların devredildiği üçüncü kişilerin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olması halinde, taşınmaz üzerinde aynı faaliyete devam edildiğine bakılmaksızın devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir. (3) Bu madde kapsamında görülmekte olan davalarda konusuz kalma nedeniyle davanın esası ve yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.”
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava dışı …Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Tic. Ve San. A.Ş adına kayıtlı 2430 ada 4 parseldeki 23/24 payın anılan şirket adına dava dışı …tarafından 11/12/2015 tarihinde 200.000,00 TL bedelle davalıya temlik edildiği, dava dışı … ve … tarafından 11/12/2015 tarihinde davalının Qnb Finansbank’daki hesabına toplam 200.000 TL gönderildiği, davalının da aynı tarihte 200.000 TL’yi dava dışı kapatılan şirkete havale ettiği, dava dışı şirketin 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, şirket yetkilileri hakkında Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/22 Esas sayılı dosyasında FETÖ/PYD suçlamasından yargılama yapıldığı, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/13621 Soruşturma ve 2020/617 Karar sayılı dosyasında dava dışı şüpheliler …, …, … ve davalı … hakkında, FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine Edirne 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 12/03/2020 tarih ve 2020/1223 Değ. İş sayılı kararıyla itirazın reddedildiği, ret kararına karşı 28.08.2020 tarihinde kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/6481 Esas, 2021/9055 Karar sayılı kararı ile; şüpheli …’un 20.03.2019 tarihli ifadesinde yer alan ve soruşturmaya konu taşınmazı kendisinden devraldığını beyan ettiği ve taşınmazı kapatılan eğitim kurumundan ilk elden satın aldığı iddia olunan … ve vekili olduğu belirtilen …’un ifadelerine başvurulması, şüphelilere ait banka hesap dökümlerine ilişkin bilirkişi raporu ile suça konu taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, şüpheli …’un 23.05.2019 tarihli ifadesinde yer alan soruşturmaya konu taşınmazların bedelsiz olarak tapuda kendisine devredildiğine ilişkin beyanları da dikkate alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, ancak kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı kararlarının kanun yararına bozma yoluna tabi olmaması (5271 sayılı CMK madde 309/1), anılan hukuki hataların 5271 sayılı Kanun’un 172 ve 173 maddeleri çerçevesinde safahatta olağan usul ve yöntemlerle telafisinin mümkün bulunması ve özellikle, kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararına konu suçun nevi ve mahiyeti itibari ile doğrudan zarar görmeyen … tarafından yapılan itirazın bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Kanun yararına bozma isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
3.3.2. Somut olayda, 03/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12. maddesine eklenen “ Birinci fıkrada belirtilen taşınmazların devredildiği üçüncü kişilerin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı veya irtibatı olması halinde, taşınmaz üzerinde aynı faaliyete devam edildiğine bakılmaksızın devir işlemleri muvazaalı kabul edilir ve tapuda ilgisine göre Hazine veya Vakıflar Genel Müdürlüğü adına her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak resen tescil edilir.’’ ikinci fıkra gözetildiğinde; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
3.3.3. Hâl böyle olunca, 03/10/2016 tarihli ve 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 12/2. maddesi uyarınca araştırma yapılması, davalının FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne iltisakları nedeni ile kapatılan şirketten dava konusu taşınmazı muvazaalı olarak satın aldığı iddiası yönünden davalıya 11/12/2015 tarihinde toplam 200.000 TL gönderen dava dışı … ve …’in araştırılması, anılan kişilerin FETÖ/PYD silahlı terör örgütü ile iltisakları olup olmadığına dair ayrıca bir soruşturma yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi, davalının ekonomik ve sosyal durum araştırmasının ayrıntılı olarak yapılması, tespit edilen malvarlığının kazanım sebeplerinin belirlenmesi, davalının FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne iltisakı veya irtibatı olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile HMK’nın 371. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davalı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davacıdan alınmasına, alınan peşin harçların temyiz edene geri verilmesine, 30/06/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.