Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/2303 E. 2022/1108 K. 14.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2303
KARAR NO : 2022/1108
KARAR TARİHİ : 14.02.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL – BEDEL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 14.02.2022 Pazartesi günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen davalılar vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı, dosya incelenerek gereği görüşüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan …’nun maliki olduğu 371 ada 25 parseldeki toplam 12 adet bağımsız bölümü mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalılara devrettiğini, davalıların ekonomik durumları itibariyle bu sayıda taşınmazı satın almalarının mümkün olmadığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazların bedeli olarak miras payına isabet eden 50.000,00 TL’nin davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya konu taşınmazdaki binaların inşası aşamasında mirasbırakana maddi olarak destek olduklarını, taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/10/2015 tarihli ve 2013/436 E., 2015/250 K. sayılı kararı ile; mirasbırakanın varlıklı bir kişi olup, mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, ölümünden önce sağlık durumu ile ilgili tedavi masrafı yapmasını gerektirir bir probleminin bulunmadığı, taşınmazın akitte belirtilen değeri ile gerçek değeri arasında aşırı oransızlık bulunduğu, mirasbırakanın mirasçıları arasında hakkaniyetli bir paylaşım amaçlamadığı, dava konusu taşınmazların mal varlığının önemli bir bölümünü kapsadığı, bu nedenle temlikin muvazaalı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
1. TemyizYoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 05/03/2019 tarihli ve 2016/496 E., 2019/1534 K. sayılı ilamı ile ‘‘…toplanan deliller ve dinlenen tanıkların beyanlarından mirasbırakanın davacı ile arasında davacıdan mal kaçırmasını gerektirir bir neden bulunmadığı anlaşılmakta olup terekesinde dava konusu taşınmazda kayıtlı 10 adet bağımsız bölüm ile dava dışı 4 parça taşınmazı ve bankada yüklü miktarda nakit parası olduğu, mal kaçırma kastı ile hareket etseydi terekesindeki diğer taşınmazları da davalılara temlik edebileceği açıktır. Somut olgular yukarıdaki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde temlikin mal kaçırmak amacıyla yapılmadığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir”. gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25/03/2021 tarihli ve 2020/4 E., 2021/310 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın davacı ile arasında davacıdan mal kaçırmasını gerektirir bir neden bulunmadığı, temlikin mal kaçırmak amacıyla yapılmadığı ve muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakanın bankada yüklü parası bulunduğu belirtilmiş ise de davaya konu edilen taşınmazların yanında bu meblağın çok düşük olduğunun açık olduğunu, temlikin ikinci eşi olan davacıdan mal kçarımak amaçlı ve muvazaalı yapıldığını, iddialarını kanıtladıklarını, dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından bedeli ile davalı olan kızlarına devredildiğinin kabul edilemeyeceğini belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında değinildiği üzere, bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılarının, görünürdeki satış sözleşmesinin Türk Borçlar Kanunu’nun 19. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek, dava açabilecekleri kabul edilmektedir.
6.3. Değerlendirme
Dairenin (IV/2.) no.lu paragrafta açıklanan bozma kararında; dava dosyasındaki delillere göre yapılan inceleme sonucunda temlikin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada aynı gerekçeler benimsenerek karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.