YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4330
KARAR NO : 2022/4198
KARAR TARİHİ : 26.05.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili, 06.12.1960 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak kadastro çalışmaları sonucunda; Beşikdüzü ilçesi Ağaçlı Mahallesi çalışma alanında bulunan ve davalılar adına belgesizden tespit ve tescil edilen 235 ada 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalılar …, … ve … aleyhlerine açılan davanın reddine, davalı köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 235 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 421,81 m²’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile 235 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilave olunarak 235 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1563,33 m² olarak davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 12.05.2011 tarihli ve 2010/4381 E-2011/3317 K sayılı kararı ile, “…sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ile dava konusu 235 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan 7.9.1989 tarih 9 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları ve kayda esas sınır uzunlukları gösterilmiş harita yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde tapu eki harita ile kadastro paftasını çakıştırarak rapor alınmalı, yola kalan kısım var ise belirlenmeli, dava konusu taşınmazların kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir… ” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, çekişmeli 235 ada 2 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, çekişmeli 235 ada 3, 4 ve 5 parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
4. İlk Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
5. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2016/5481 E-2019/2483 K sayılı kararı ile, “…Mahkemece, 25.05.2015 tarihli kısa kararın 1. fıkrasında çekişmeli taşınmazlardan 235 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında taraf birleşmesi olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği halde, kısa kararın 2. fıkrasında aynı parsel yönünden bu defa davanın reddine karar verilmiş; gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, çekişmeli 235 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hem kısa kararın kendi içinde hem de kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 298/2. maddesi gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durum 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi bozma nedenidir. O halde, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması…” gerekçesiyle sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.
6. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11/11/2019 tarihli ve 2019/553 E – 2019/542 K. sayılı kararıyla; davacı Hazinenin tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı gerekçesiyle, 235 ada 2 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 235 ada 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
7. İkinci Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Temyiz Nedenleri
Davacı Hazine vekili, Yargıtay bozma kararına aykırı olarak düzenlenen, gerekçesiz ve denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
9. Gerekçe
9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
9.2. İlgili Hukuk
9.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesi uyarınca, tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
9.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca; tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.
9.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, dayanılan yasal ve hukuksal gerekçeye, hükmüne uyulan önceki bozma kararı uyarınca araştırma ve inceleme yapılarak toplanan delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre (IV/6). no.lu paragrafta belirtilen şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince Hazine’den harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.