YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7314
KARAR NO : 2022/1894
KARAR TARİHİ : 08.03.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davası sonunda Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23/03/2021 tarihli ve 2018/858 Esas, 2021/315 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davalılar … ve … vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 08/03/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar … v.d. vekili Avukat … ile temyiz edilen davacı vekili Avukat …… geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı … vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, maliki olduğu 203 ada 115 parsel sayılı taşınmaz üzerinde … Nak. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şirketinin tuğla üretimi yaptığını ve anılan şirketin müdürü olan dava dışı kardeşi …’yi mali sıkıntısından dolayı bankadan kredi temin etmesi amacıyla 10/10/2010 tarihinde vekil tayin ettiğini, ancak kardeşinin tehdit edilmesi üzerine taşınmazı 10/11/2008 tarihinde davalı …’e, adı geçenin de 05/03/2009 tarihinde diğer davalı …’ye devrettiğini, kardeşini tehdit eden çete üyelerinin tutuklandığını, kayıt maliki davalı …’nin de tehdit olayından haberdar olduğunu ileri sürerek, tapu iptali ve tescile, taşınmaz üzerindeki 285.000,00 TL’lik davalı … adına olan ipoteğin ve Konya 14. İcra Müdürlüğü’nün 2010/948 Esas sayılı dosyasındaki haczin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, iddianın doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 15/03/2018 tarihli ve 2016/5915 E., 2018/7510 K. sayılı ilamıyla; “Ne varki; hükümden ve davacının temyiz isteminden sonra, davalı …’nin 03.01.2018 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olduklarını iddia ettiği ve anlaşmaları gereğince davayı kabul ettiğini bildirip bu duruma göre hüküm kurulması isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; gerek 6100 sayılı HMK’nın 313. ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gerekse Yargıtayın daha önceki yerleşik uygulamaları karşısında davalının ibraz ettiği 03.01.2018 tarihli dilekçesi uyarınca mahkemece bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmektedir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23/03/2021 tarihli ve 2018/858 E., 2021/315 K. sayılı kararıyla; davalı …’nin kabulü sebebiyle davanın kabulü ile tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline, davalı … lehine konulan haciz şerhi 04/08/2011 tarihinde kaldırıldığından haczin fekki talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı …’nun ipotekten kaynaklı alacağı ödendiğinden ipoteğin fekkine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili, her ne kadar davacı ile diğer davalı … arasında 02/01/2018 tarihli protokol düzenlenmiş ise de, söz konusu protokolün diğer davalıların izni ve icazeti alınmaksızın hazırlandığını bu nedenle sadece tarafları arasında bağlayıcılığının olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken anılan sulh protokolü uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca açıldığı tarihte tarafların kusur durumuna ve davanın açılmasına sebebiyet verme olgusuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalılar … ve …’in ikisinin de yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken davalı …’in sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ipoteğin fekki yönünden Mahkemece yetki aşımının bulunduğunu, ipoteğin fekkinin yasal koşullarının oluşmadığını, davalı … tarafından tesis edilen ipoteğin gerekçesiz bir şekilde fekkine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, korkutma (ikrah) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 37. (818 s. Borçlar Kanunu’nun (BK) 29.) maddesine göre, bir kimse, karşı tarafın veya üçüncü bir kişinin kendisi veya yakınlarının maddi veya manevi varlığına yönelik hukuka aykırı ve esaslı korkutması sonucu yaptığı sözleşme ile bağlı sayılamaz. TBK’nın 38. (BK’nın 30.) maddesinde belirtildiği üzere korkutmadan (ikrahtan) söz edilebilmesi için, tehdidin sözleşmeyi yapan kimsenin veya yakınlarının kişilik haklarına veya mal varlıklarına yönelik olması, korkutmaya maruz kalanın sübjektif durumuna göre ağır ve derhal meydana gelebilecek nitelik taşıması, haksız (hukuka aykırı) sayılması, illiyet bağının bulunması, yani sözleşmenin tehdidin yarattığı korku sonucu yapılması zorunludur. Bu koşulların varlığı halinde iradesi sakatlanan taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir.
Hemen belirtmek gerekir ki, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Korkunun kalktığı tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme karşı tarafa yöneltilecek tek taraflı sarih ve zımni bir irade açıklaması ile feshedilebileceği gibi def’i veya dava yoluyla da kullanılabilir. (TBK’nın 39. m.) Sözleşme iptal edilmekle yapıldığı andan itibaren ortadan kalkacağı için, yerine getirilen edim istihkak davası (tapulu taşınmazlarda iptal ve tescil davası), bunun mümkün olmadığı hallerde sebepsiz zenginleşme davası ile geri istenebilir.
6.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılmış olmasına göre, (IV/3.) numaralı paragrafta yer verilen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalılar … ve … vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 13.576,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.