Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7365 E. 2022/783 K. 07.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7365
KARAR NO : 2022/783
KARAR TARİHİ : 07.02.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, davanın kabulüne ilişkin karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sonucunda Derinkuyu İlçesi, Yeni Mahallesi çalışma alanında bulunan 163 ada 2 parsel sayılı 28.165.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 30.11.1990 tarih ve 20 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir.
I. DAVA
Davacı …, tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zil-yetliğine dayanarak davalı adına oluşan tapu kaydının iptaliyle adına tescili istemiyle dava açmış, yargılama sırasında miras bırakanı Mustafa Tunca adına tescilini talep ederek davasını ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı 1990 yılında babasından kayden satın aldığını ve uzun yıllardır zilyetliğin kendisinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2014 tarihli ve 2013/164 Esas, 2014/117 Karar sayılı kara-rıyla, çekişmeli taşınmazın davalının tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tapulu taşınmaz-ların zilyetlik yoluyla kazanılmasının mümkün olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar ve-rilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … ve davaya muvafakat eden … ve paydaşları vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairece “davacı tarafın dayanağı olan 27.6.1953 tarih 108 numaralı, davalı tarafın dayanağı olan 30.11.1990 tarih 20 numaralı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve varsa ha-ritalarının getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, ve yöreyi iyi bilen şa-hıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutların mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanması, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret
ettirilmesi, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazın kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı, hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, dava konusu taşınmazın davacı ve davalı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarından hangisinin kapsamında kaldığının duraksamasız belirlenmesi, davacı tarafın dayanağı tapu kaydının dava dışı 163 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünün dikkate alınması, her iki kaydın çekişmeli taşınmazı kapsadığının anlaşılması halinde önceki tarihli, doğru temele dayanan ve hukuki değerini koruyan kayda değer verileceğinin gözetilmesi, dava konusu taşınmazın tümü ya da bir kısmının tapu kaydı dışında kalması durumunda tapu dışında kalan bölümler hakkında zilyetlik araştırmasının yapılarak zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınması, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması” gerekçesiyle bozma yapılmıştır.
3. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/185 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararıyla, keşif esnasında yapılan tapu kayıt uygulaması sonucu davacının dayanmış olduğu 27.06.1953 ve 108 sıra nolu tapu kaydının; dava konusu yeri hudutlar itibariyle kapsadığı; davalının dayanmış olduğu 30.11.1990 tarih 20 numaralı tapu kaydının; kuzey ve batı sınırları itibariyle çekişmeli 163 ada 2 nolu parseli güney ve doğu hududu itibariyle kapsamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 163 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasbırakan Mustafa Tunca adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde özetle, verilen kararın vekalet ücreti konusunda yanlışlık içerdiğini, davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının dava dışı 163 ada 1 parseli temsil ettiğini, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, mahkeme gerekçesi ile bilirkişi raporları arasında çelişki olmasına rağmen bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, davalının dayandığı tapunun geldi ve gittilerinin, davacının dayandığı tapunun geldi ve gittilerinden daha eski tarihli, doğru temele dayanan ve hukuki değerini koruyan kayıtlar olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yörede yapılan kadastro sırasında tapu kaydı nedeniyle davalı adına tespit ve tescil edilen çekişmeli taşınmaz hakkında davacı tarafından, çekişmeli taşınmazın kendisine ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1 Bilindiği üzere, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi uyarınca kapsam belirleneceği kuşkusuzdur. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi, gitti kayıtlarının yüzölçümlerinde veya sınırlarında bir değişiklik varsa dayandığı belgelerin incelenip, doğru ve yasal bir nedenin bulunup bulunmadığının araştırılması, doğru esasa dayanmıyorsa, ilk tesisindeki sınırlara itibar edilmesi, ayrıca uygulamada yararlanmak üzere varsa komşu taşınmaz kayıtlarının getirtilmesi, böylece yanların dayandığı, usulüne uygun olarak çıkarılmış tüm belgeler toplandıktan, dosya öteki yönlerden de keşfe hazır hale geldikten sonra yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız yerel bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılması, kayıtlardaki her sınır yerel bilirkişi veya bilirkişilerden sorulup arazi üzerinde tespit edilmesi; gerektiğinde sınırlar hakkında açıklayıcı doyurucu bilgiler alınması, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, komşu taşınmaz kayıtlarının da aynı şekilde uygulanarak yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin denetlenmesi gerekir. Öte yandan sınırlar değişebilir nitelikte ise veya tam olarak
kapanmayıp açık yönler kalıyorsa, kayda değişmez sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre kapsam belirlenmesi, ayrıca tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilerden keşifte saptanan bilgi ve bulgulara uygun ve uygulamayı tam olarak yansıtan, infaza elverişli rapor ve kroki alınması zorunludur.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Somut olayda, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı ile tespite esas olup davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması neticesinde, çekişmeli taşınmazın davacının dayanağı tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı ve çekişmeli taşınmaz üzerinde davalının ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin de bulunmamasına göre davacı dayanağı tapu kayıtlarının hukuki değerini de yitirmediği anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) numaralı bendinde yer verilen yerel mahkeme kararının gerekçesinde belirtilen yasal ve hukuksal gerekçeye göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; dosya içeriği ve kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA, alınması gereken 3.097,61 TL harçta peşin alınan 774,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.323,21 TL onama harcının davalıdan alınmasına kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 07.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.