Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7420 E. 2022/1942 K. 10.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7420
KARAR NO : 2022/1942
KARAR TARİHİ : 10.03.2022

MAHKEMESİ : KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali vetescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince istinafı üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01/03/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı vekili Avukat gelmedi.Yokluğunda duruşmaya başlandı, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan kardeşi …’un tek mirasçısı olduğunu, mirasıbarakının dava konusu 4110 ada 1 parsel sayılı taşınmazını yeğeni olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının ptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, 1999 yılından beri mirasbırakan teyzesinin tüm ihtiyaçları ile ilgilendiğini, mirasbırakanın da bu bakım karşılığında ve minnet duyguları ile cüzi bir bedelle dava konusu taşınmazı kendisine devrettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, temlik tarihi itibarıyla mirasbırakanın bakıma muhtaç durumunun olmadığı, davalının ahlaki görevi aşan ölçüde bir bakımının bulunmadığı, dinlenen tanıkların mirasbırakanın davalıyı çok sevdiğini ve taşınmazın davalıya kalmasını istediğine dair beyanda bulundukları, davalının ödeme savunmasını da ispatlayamadığı, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili; bütün tanık ifadelerinden anlaşıldığı üzere davalının mirasbırakan teyzesi ile 15 yıldan fazla her türlü ihtiyacıyla ilgilendiğini, en iyi şekilde baktığını, mirasbırakanın kışları davalının yanında kaldığını, ilerde elden ayaktan düştükten sonra kendisiyle ilgilenecek tek kişinin davalı ve ailesi olması sebebiyle çekişmeli taşınmazı düşük bir bedelle davalıya sattığını, banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davalının o tarihlerde kıdem tazminatı aldığını, taşınmazı satın alma gücünün bulunduğunu, tanıkların görgüye dayalı bir tanıklığının olmadığını, davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davalı tanıklarının ise davalının yıllarca mirasbırakanla ilgilendiğini beyan ettiğini, mirasbırakanın minnet duygusu olduğunun sabit olduğunu, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31/05/2021 tarihli ve 2021/647 E., 2021/728 K. sayılı kararıyla; davalının ödeme savunmasını kanıtlayamadığı, bakım ve minnet duygusu savunması yönünden ise tüm tanıkların beyanlarında mirasbırakanın özel bir bakıma ihtiyacı olmadığını ifade ettiği, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı, sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili, istinaf mahkemesince hatalı gerekçe ile karar verildiğini, davacı tanıklarının mirasbırakanın mirasçıları olup, davanın kabul edilmesinde menfaati bulunduklarından beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tarafsız olan diğer tanıkların ise mirasbırakana davalının baktığını açıkça beyan ettiklerini, davalının satış bedelini ödediğinin resmi senette açık şekil şekilde gösterilmiş olduğunu, bu durumun aksini davacının ispat etmesi gerektiğini, taşınmazı gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki farkın taraflar arasındaki aile olma kavramının sonucu olduğunu, mirasbırakanın bakıma muhtaç olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesinin de doğru olmadığını, mirasbırakan son 4-5 yılını hasta ve yatalak olarak geçirdiğini, 15-20 yıl boyunca kış aylarında davalının yanında kaldığını, davalının satın alma gücünün de bulunduğunu o tarihlerde kıdem tazminatını aldığını, davacının dilekçelerinde iddialarını genişleterek davalının mirasbırakanı kandırdırarak vekaletname aldığı yönünde çelişkili beyanlarda bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 14.752,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.