YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9521
KARAR NO : 2022/3916
KARAR TARİHİ : 17.05.2022
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ: SAMSUN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, yasal süre içerisinde davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 17/05/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davacı vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan annesi …’ın 477 parsel (imar uygulaması sonucu 593 ada 2 parsel ve 594 ada 9 parsel) sayılı taşınmazdaki 200/1353 payını oğlu olan …’a, 1153/1353 payını ise gelini ve oğlu …’ın da eşi olan davalı …’ye satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, …’ın ölümü ile taşınmazdaki payının mirasçıları olan diğer davalılara intikal ettiğini, mirasbırakanın taşınmazını satma ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davada zamanaşımı olduğunu, davacıya da kalan taşınmazlar bulunduğunu, mirasbırakan ve eşinin; oğulları … ve ailesi ile birlikte yaşadığını, … ve eşi davalı …’nin mirasbırakan ve eşinin bakım ve gözetimini yaptıklarını, ihtiyaçları ile ilgilendiklerini, taşınmazın devrinin diğer mirasçıların da bilgisi ve muvafakati ile, vefa duygusayla yapıldığını, malın bedelinin yani semenin mutlaka para olması şart olmayıp, belirli bir hizmet vefa emek de olabileceğini, mirasbırakanın dava dışı oğlu …’in eşi genç yaşta vefat ettiğinden … ve çocuklarının bakım ve gözetiminin de yapıldığını, birlikte yaşadıklarını, mirasbırakanın amacının mal kaçırmak olmadığını, taşınmaz üzerindeki muhdesatların kendileri tarafından yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25/05/2021 tarihli ve 2019/388 E., 2021/237 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazı satmasını gerektirecek bir durumun bulunmaması, bakım ihtiyacının olmaması, ekonomik olarak kendine yetmesi, tüm mirasçıları kapsar şekilde paylaşım yaptığının ispatlanamaması, borcunun olmaması, satış ihtiyacının bulunmaması, terekeden satış bedelinin çıkmaması, davalı tarafın taşınmazları bedeli karşılığında aldığını ispatlayamaması, davalı …’nin ev hanımı olması nedeniyle dava konusu taşınmazı alabilecek ekonomik gücünün olmaması, mirasbırakanın oğlu … ve eşi davalı … ile birlikte yaşaması, mirasbırakanın aktifinde bulunan ve mirasçılarına intikal eden taşınmazları göz önüne alındığında, aktifinin büyük kısmı olan dava konusu taşınmazı devrettiğinin anlaşılması karşısında, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ile, delillerin eksik yorumlanması sonucunda verildiğini, usul ve yasaya uygun olmadığını, mahkemenin davayı, muvazaa kelimesi ile soyutlamış olarak son derece basit şekilde yürüttüğünü ve delilleri gerekli şekilde değerlendirmeden, dar yorumla karar verdiğini, somut olaydaki detayları değerlendirmediğini, davacı tanıkları dahil tüm tanıkların; mirasbırakanın mal kaçırma iradesiyle işlem yapmadığını, aksine davacının ve diğer hissedarın muvafakati ve ısrarlı talepleriyle bu işlemi yaptığını belirttikleri halde mahkemenin bu durumu nazara almadığını, dava dışı 1402 parsel sayılı taşınmazdaki payını davacının bizzat davalıların mirasbırakanı …’a, mirasbırakanlarının ölümünden sonra sattığını, mirasbırakanın mal kaçırma kastı olsaydı diğer taşınmazlarını da davalı tarafa devredeceğini, mahkeme kararında müştemilatlar ve yapılar hakkında hiçbir açıklama yapmamış olmasının, kararın eksik ve hatalı, gerekçeden de yoksun olduğunu gösterdiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 08/10/2021 tarihli ve 2021/1902 E., 2021/1940 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakaı ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, İstinaf Mahkemesinin hiçbir inceleme, değerlendirme ve araştırma yapmaksızın sadece Yerel Mahkeme’nin kararını ihtiva eden karar metninin aynısı ile hatalı karar verdiğini, muvazaanın ispatlanmadığını, hiçbir değerlendirmeye, itiraza, hiçbir istinaf başvurusu talebine cevap dahi verilmeksizin, gerekçeden yoksun olarak yerel mahkemenin kararına aynen uyarak başvurunun esastan reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu, davacının muhtesatlar konusunda hiçbir itirazı olmadığını, aksine davalı tarafın yaptığını kabul ettiğini, bu hususa ilişkin de bir değerlendirme yapılmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu’nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde oluşuna, (III.) no.lu paragrafta yer verilen İlk Derece Mahkemesi kararının, (IV./3.) no.lu paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 12.567,46 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 17/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.