Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/965 E. 2022/687 K. 25.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/965
KARAR NO : 2022/687
KARAR TARİHİ : 25.01.2022

MAHKEMESİ : ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen muris muvazaası bakımından davalı …′e yönelik davanın kabulü kararına karşı davalı … tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen başvurunun esastan reddine ilişkin karar süresi içinde davalı … tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak saptanan 25/01/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili gelmedi. Temyiz edilen davacılar vekili Avukat … geldi. Davetiye tebliğine rağmen dahili davalı … gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA
Davacı taraf, babaları …′in mirastan mal kaçırma amacıyla dava konusu taşınmazlarını davalı ara malik … … aracılığıyla davalı oğlu …′e aktardığını ileri sürerek ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenleriyle tapu iptali-tescile karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı, davanın açıldığı tarihte babaları …′in halen hayatta olduğunu, davacıların dava açma ehliyeti bulunmadığını belirterek, davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı, taşınmazları …′ten satın aldığını sonrasında da …′e bedeli karşılığı sattığını ifade etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2020 tarihli ve 2016/2082 E., 2020/13 K. sayılı kararıyla;
″davacılar ve davalı …’in Hatay ili, İskenderun ilçesi Konarlı İmar 286 ada, 29 parsel ve Aşkarbeyli İmar 1211 ada, 3 parsel sayılı taşınmazlarını bedelsiz olarak, davacıların annesi -müteveffanın eski eşi- (ölü) …’ten mal kaçırmak amacıyla 2013 yılında davalı … isimli şahsa devrettiği ileri sürülmektedir. Gerçekten de dinlenen tanık anlatımlarına göre dava konusu taşınmazların davalı …’a muris tarafından bedelsiz olarak devredildiği anlaşılmaktadır. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden murisin ölene kadar dava konusu 286 ada 29 parselde ikamet ettiği, diğer dava konusu taşınmazın ise kiralarının hala kendisi tarafından alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça bir kısım ödeme dekontları dosyaya sunulmuş ise de, dekontlardaki meblağ ile taşınmazların değeri arasında misli fark bulunmaktadır. Murisin yüksek değerli iki taşınmazı, aynı gün aynı kişiye satması ve ara malikin de her iki taşınmazı aynı gün davalıya devretmesi de hayatın olağan akışına uygun değildir. Muris düzenli kira geliri olan taşınmaz satışına ihtiyacı olmayan bir kimsedir. Taşınmazı devralan davalı … ile diğer davalı … arasındaki beşeri ilişki dikkate alındığında, görünürdeki satış sözleşmesi tarafların gerçek iradesini yansıtmadığından, satış sözleşmelerinin muvazaalı olduğu kuşkusuzdur. O halde taşınmaz devirlerinin mirasçılardan mal kaçırma iradesiyle yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.″ gerekçe gösterilerek;
1- Davacıların ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali ve tescil davalarının reddine,
2- Davacıların Mehmet … Aksoy’a yönelttikleri muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3- Davacıların …’e yönelttikleri muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davalarının kabulü ile, davalı … adına kayıtlı Hatay ili İskenderun ilçesi Aşkarbeyli İmar Mahallesi 1211 ada 3 parsel ile Konarlı İmar Mahallesi 286 ada 29 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/388-476 Karar Sayılı veraset ilamındaki payları oranında iptali ile, bu taşınmazların miras payları oranında davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davaya verilen cevap dilekçesindeki savunma ve itirazlar tekrarlanmıştır.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2020 tarihli ve 2020/505-2020/1278 sayılı kararıyla; ″Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından,″ gerekçe gösterilerek davalı … vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Temyiz nedenleri
Davaya verilen cevap dilekçesindeki savunma ve itirazlar tekrarlanmıştır.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Ehliyetsizlik: 4721 sayılı TMK′nin 9., 10., 13. ve 15. maddeleri;
Muris muvazaası: 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu’nun(TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu’nun(TBK) 237. ve Tapu Kanunu’nun(TK) 26. maddeleri.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1211 ada 3 parsel ve 286 ada 29 parsel sayılı taşınmazların davacıların ve davalı …′in babası olan … tarafından 12.08.2013 tarihinde …′a satıldığı, …′un da bu taşınmazları 02.08.2016 tarihinde davalı …′e sattığı, …′in dava açıldığında halen hayatta olup, akit tarihinde de hukuki ehliyeti haiz bulunduğunun Adli Tıp Kurumu tarafından belirlendiği ve davadan sonra 03.04.2017 tarihinde öldüğü; davacıların ise, babaları … hayatta iken 10.08.2016 tarihinde eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114. maddesinde ″dava ehliyeti″ dava şartı olarak benimsenmiş; 03.03.1993 tarihli ve 773/82 sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da, dava şartlarının davanın açıldığı tarihten hükmün kurulduğu tarihe kadar varlığını devam ettirmesinin temel kural olduğu açıkça vurgulanmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerekir.
Somut olayda dava tarihi itibariyle dava ehliyeti, dava konusu taşınmazları temlik eden ve davanın açıldığı tarihte halen hayatta bulunan …′e ait olup, davacıların aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı kuşkusuzdur.
VI. SONUÇ:
Hal böyle olunca; aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın tümden reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı … vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun′un 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Hukuk Dairesine gönderilmesine; alınan peşin harçların istek halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.