Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9700 E. 2022/5305 K. 30.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9700
KARAR NO : 2022/5305
KARAR TARİHİ : 30.06.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tapu iptali davasında davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin karar davacı, bir kısım davalılar, fer’i müdahil … vekilleri ile dahili davalı … tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı Hazine, 16350 ve 16355 parsel sayılı taşınmazların 18/01/2008 tarihli ifraz işlemi sonucu Hazine adına tescil edildiğini, Muttalip Belediye Başkanlığı tarafından yapılan toplulaştırma işlemi ile oluşan 117 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 118 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların 16350 ve 16355 parseller yönünden mükerrer kayıt oluşturduğunu, ayrıca bir kısım yerin kanal ve yol olarak tespit edildiğini, bu şekilde 16350 ve 16355 parsel sayılı taşınmazların toplam 40.749,50 m2’lik kısmı yönünden oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı tapu kayıtları ile yol ve kanal olarak ayrılan 6.598,99 m2’lik kısımların iptaline, toplam 40.479,50 m2’nin ayrı parsel numaraları verilerek 2 ayrı parsel halinde arsa niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar ve dahili davalılar, toplulaştırma işleminin kesinleşmiş bir idari işlem olup, Hazine tarafından herhangi bir idari dava açılmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa tarım arazilerinin korunması, kullanılması ve arazi toplulaştırmasına ilişkin tüzük hükümlerinin uygulanması gerektiğini, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Fer’i müdahil …, toplulaştırma işleminin Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce yapıldığını, projenin yüklenici şirkete ihale edildiğini ve 18/06/1998 tarihinde işlemin tamamlandığını, projelerin tasdik edildikten sonra mahallinde askıya çıkarılarak ilan edildiğini, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce onaylandıktan sonra projenin uygulamasına geçildiğini, 16350 ve 16355 sayılı parsellerin bir kısmının mükerrer olduğu, 16350 no.lu parselin 30.740,50 m2’si ve 16355 no.lu parselin 9729 m2’sinin toplulaştırma proje sahasında kaldığının belirlendiğini, bunun üzerine idarece bu parsellere karşılık aynı değere sahip olan ve belediye ihdas alanında kalan 228 ada 3 no.lu parselin verilerek projede düzeltme talebinde bulunulduğunu belirterek, davaya fer’i müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece fer’i müdahil olarak davaya kabul edilmiş, yargılama aşamasında … mülga edildiğinden dava dosyası Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu 117 ada 10 parselin dava tarihinden önce …’e devredildiği, asıl davada bir kısım davalılar … ve …’a husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalılar yönünden ise toplulaştırma projesinin dağıtım hesapları bölümünde 14011 ve 14012 parsellerin yer almadığı ancak uygulama sonucunda zeminde bu parsellerin uygulamaya dahil edilerek 117 ada 1 ila 11 parseller ve kısmen 118 ada 1 ila 13 parsellerin oluşturulduğu, 14011 ve 14012 numaralı parsellerin ifraz işlemi sonucu 16355 ve 16350 no.lu parsellere ayrıldığı, bu parsellerin bir kısmının davalılar adına tescil edildiği, bir kısmının yol olarak mükerrer olarak tescil ve tespit edildiği, yolsuz tescil sonucu davalıların bilirkişi tarafından belirlenen parsellerdeki mükerrer kayda tabi alanlara yönelik tapuda güven ilkesinin geçerli olmadığı, ilk el konumundaki kayıt maliklerinin iyiniyetinin de önem arz etmediği, birleştirilen 2011/408 Esas sayılı dosyada dava konusu 117 ada 10 parsel sayılı taşınmazın … ve … tarafından 25/03/2010 tarihinde birleştirilen davada davalı …’e devredildiği, bedeller arasında fahiş fark olduğu, dava açılmadan önce dava konusu mükerrer kayda tabi taşınmazlara yönelik ilgili kurumlar, belediye ve yüklenici tarafından yapılan işlemler esnasında mükerrer tapu kaydı oluştuğu hususunun taşınmazların bulunduğu… Mahallesinde bilinmesi gerektiği ve bu nedenle davalı …’in taşınmazın nizalı olduğunu bildiği iyi niyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, birleştirilen davaların kabulüne, dava konusu taşınmazların mükerrer olan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına arsa niteliği ile tapuya tesciline, 16355 parsel içerisinde yol olarak terkin edilen ve 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (Y1) harfi ve gri renk ile belirtilen 638,43 m2’lik kısım ile (Y2) harfi ve gri renkle gösterilen 153,52 m2’lik kısma ilişkin tespitin ve 16350 numaralı parsel içerisinde yol olarak terkin edilen ve 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (Y13) harfi ve gri renk ile belirtilen 194,71 m2’lik kısma ilişkin tespitin iptali ile bu kısımların Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, bir kısım davalılar, fer’i müdahil …Belediyesi vekilleri ile dahili davalı … süresinde temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
2.1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, karardan sonra Eskişehir Valiliği Devir, Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonunun 27.07.2015 tarihli, 2015737 sayılı kararı ile dosyanın Hazineye devredildiğini, davacı ile fer’i müdahil sıfatının Hazine üzerinde toplandığını, fer’i müdahil olarak davaya Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığının devam etmesi gerektiğini, yol ve kanal olarak tespit edilen kısımların arsa olarak Hazine adına tescili istenmişse de bu kısımların eylemli olarak ve paftalar üzerinde olup olmadığı belirlenmeden bu talep hakkında tam bir hüküm kurulmadığını, davalılar aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu, davalılar lehine vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, hükmün (k) bendinde 118 ada 13 yerine 117 ada 13, (2-c) bendinde ise yol olarak tespitli kısmın (y3) yerine (yı3) olarak yazılmasının doğru olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.2. Bir kısım davalılar …, …, …, …, …, …, …, … ve … (… mirasçıları) ile davalı … mirasçısı …; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, toplulaştırma işleminin iptali için açılmış bir dava bulunmadığını, birleştirilen davada davalı …’in gemi kaptanı olup kötüniyetli kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
2.3. Fer’i müdahil … vekili Hazinenin taraf sıfatı bulunmadığını, toplulaştırma işleminin İl Özel İdaresi sorumluluğunda olup Hazinece yapılan hata için Hazinenin dava açamayacağını, idari işleme karşı süresi içerisinde açılmış bir iptal davası bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, toplulaştırma işlemi ile oluşan mükerrer tapu kayıtları ile yol ve kanal olarak terkin edilen kısımların iptali istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”
3.2.2. Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
3.2.3. TMK’nın 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”, 1024/1. maddesinde; “Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz.” 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.” 1024/3. maddesinde; “Böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimse, tescilin yolsuz olduğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
3.2.4. 6100 sayılı HMK’nın 326/1. maddesinde; “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur.
3.2.5. HMK’nın 297/2. maddesinde; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 14011 ve 14012 parsel sayılı taşınmazların arsa vasfı ile davacı Hazine adına kayıtlı olduğu, 1998 yılında… köyünde yapılan arazi toplulaştırması ile dava konusu taşınmazların oluştuğu, toplulaştırma işlemine fiili olarak eski 14011 ve 14012 parsel sayılı taşınmazların da dahil edildiği ve eski 14011 ve 14012 parsel sayılı taşınmazları kapsayacak şekilde dava konusu taşınmazların oluştuğu, ayrıca eski 14011 ve 14012 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının da toplulaştırma işlemi sonucu kanal ve yol olarak ayrıldığı, 14011 ve 14012 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işleminden sonra yapılan ifraz sonucunda 16355 ve 16350 parsel sayılı taşınmazlara gittiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, toplulaştırma kapsamında yer almadığı halde 14011 ve 14012 parsel (yeni 16355 ve 16350 parseller) sayılı taşınmazların fiilen toplulaştırma işlemine dahil edildiği ve dava konusu taşınmazlar yönünden oluşan tescil ile yol olarak gösterilen kısımlar yönünden yapılan terkin işleminin yolsuz olduğu gözetilerek ve 117 ada 10 parsel sayılı taşınmazın dava tarihindeki kayıt malikine asıl davada husumet yöneltilmediği dikkate alınarak karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bir kısım davalılar ile fer’i müdahilin tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
3.3.2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; toplulaştırma işlemi ile oluşan 117 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 118 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların ve paftasında yol olarak ayrılan bilirkişi raporunda (Y1), (Y2) ve (Y3) olarak gösterilen kısımların 16350 ve 16355 parseller yönünden mükerrer kayıt oluşturduğu; diğer taraftan, 16350 ve 16355 parsel sayılı taşınmazların kütük sayfalarının kapatılmadığı ve halen davacı adına kayıtlı olduğu gözetilerek yalnızca mükerrer kayıtların iptaliyle yetinilmesi gerekirken ayrıca tescile karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dava konusu 118 ada 13 parsel yönünden hüküm kurulması gerekirken, hatalı olarak dava dışı 117 ada 13 parsel yönünden iptal tescile karar verilmesi ve hükümde atıf yapılan bilirkişi raporunda (Y3) ile gösterilen yol olarak terkin edilen kısmın (YI3) olarak belirtilmesi de doğru değildir.
3.3.3. Diğer taraftan, HMK’nın 326/1. maddesinde öngörüldüğü gibi “kanunda yazılı haller dışında” yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerektiği kuşku ve duruksamadan uzak olup, eldeki dava kısmen kabul edildiğine göre, davalı tarafın yargılama giderlerinden, kabul edilen kısım oranında sorumlu tutulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Ancak anılan bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle,
1- Hükmün A fıkrasının 1-a, b, c, d, e, f, g, h, i, j ve k bentleri ile 2-a ve b bentleri hükümden tamamen çıkarılarak yerlerine A fıkrasının 1. bendi olarak “Eskişehir ili …ilçesi… Mahallesi …Mevkii 117 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtları ile Eskişehir ili …ilçesi… Mahallesi …Mevkii 118 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide sarı renk ile belirtilen 179,33 m2’lik kısmının davalı … adına olan tapu kaydının İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine” cümlesinin yazılmasına,
2- Hükmün A fıkrasının 1-l ve 2-c bentleri hükümden tamamen çıkarılarak yerlerine A fıkrasının 2. bendi olarak “16355 ve 16350 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde yol olarak terkin edilen ve 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (Y1) harfi ve gri renk ile gösterilen 638,43 m2’lik kısım, (Y2) harfi ve gri renkle gösterilen 153,52 m2’lik kısım ile (Y3) harfi ve gri renk ile gösterilen 194,71 m2’lik kısma ilişkin tespitin İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine’’cümlesinin yazılmasına,
3- Hükmün A fıkrasının 3., 4. ve 5. bentleri hükümden tamamen çıkarılarak yerlerine A fıkrasının 3. bendi olarak “Alınması gereken 39.121,27 TL karar ve ilam harcının 1.585,81 TL’sinin davalı …’tan, 446,27 TL’sinin davalı …’tan, 446,27 TL’sinin davalı …’tan, 446,27 TL’sinin davalı …’tan, 446,27 TL’sinin davalı …’tan, 446,27 TL’sinin davalı …’den, 446,27 TL’sinin davalı …’den, 1.798,78 TL’sinin davalı …’tan, 140,30 TL’sinin davalı …’tan, 8.789,64 TL’sinin davalı …’den, 1.349,02 TL’sinin davalı …’dan, 1.610,52 TL’sinin davalı …’dan, 2.673,59 TL’sinin davalı …’den, 204,95 TL’sinin davalı …’den, 204,95 TL’sinin davalı …’den, 204,95 TL’sinin davalı …’dan, 204,95 TL’sinin davalı …’den, 819,82 TL’sinin dahili davalılar … mirasçılarından, 819,82 TL’sinin davalı …’dan, 1.634,02 TL’sinin davalı …’den, 1.634,02 TL’sinin davalı …’den, 12.955,95 TL’sinin davalı …’dan, 222,46 TL’sinin davalı …’den alınarak Hazineye gelir kaydına”,
A fıkrasının 4. bendi olarak “Davacı tarafından yapılan tebligat, yazışma, keşif ve bilirkişi ücreti masrafı olan toplam 2.578,84 TL’nin 2.278,84 TL’sinin asıl davada davalılar … ve … haricindeki davalılardan alınarak davacıya verilmesine”,
A fıkrasının 5. bendi olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 6.106,32 TL’nin davalılar … mirasçılarından, 3.406,39 TL’nin davalı … ve davalı …’tan, 12.693,82 TL’nin davalı …’den, 2.369,83 TL’nin davalı …’dan, 2.829,21 TL’nin davalı …’dan, 4.604,97 TL’nin davalı …’den, 4.260,00 TL’nin davalılar …, …, …, …, … ve dahili davalılar … mirasçılarından, 5.562,55 TL’nin davalı … ve davalı …’den, 4.319,29 TL’nin davalı …’dan, 1.500,00 TL’nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına,
4- Hükmün B fıkrasının 1. ve 2. bentleri hükümden tamamen çıkarılarak yerlerine B fıkrasının 1. bendi olarak “Eskişehir ili …ilçesi… Mahallesi …Mevkii 117 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (A10) harfi ile gösterilen sarı renk ile belirtilen 1080,53 m2’lik kısmının davalı … adına olan tapu kaydının İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine ” ve B fıkrasının 2. bendi olarak “Eskişehir ili … ilçesi … Mahallesi …Mevkii 117 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide (B10) harfi ile gösterilen sarı renk ile belirtilen 931,54 m2’lik kısmının davalı … adına olan tapu kaydının İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine ” cümlelerinin yazılmasına,
5- Hükmün C fıkrasının 1., 2., 3. ve 4. bentleri hükümden tamamen çıkarılarak yerlerine C fıkrasının 1. bendi olarak “Eskişehir ili …ilçesi… Mahallesi …Mevkii 118 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 31/10/2013 tarihli bilirkişi rapor ve ekindeki krokide sarı renk ile belirtilen 18,25 m2’lik kısmının davalı … adına olan tapu kaydının İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine ” C fıkrasının 2. bendi olarak “Alınması gereken 226,10 TL karar ve ilam harcının davalı …’ten alınarak Hazineye gelir kaydına”, C fıkrasının 3. bendi olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 331,42 TL’nin davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine”, C fıkrasının 4. bendi olarak “Davacı tarafından yapılan tebligat, yazışma, keşif ve bilirkişi ücreti masrafı olan toplam 2.578,84 TL’nin 100,00 TL’sinin davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine’’ cümlelerinin yazılmasına, davacının temyiz itirazının değinilen yönlerden kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi gereğince hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.