YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9717
KARAR NO : 2022/144
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece verilen davanın usulden reddine ilişkin kararın, davacı mirasçısı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 319 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu dükkanı ölünceye kadar bakacağı şeklindeki vaadi ile hileli hareketler sonucu satış suretiyle davalıya temlik ettiğini, ayrıca davalının boğazına bıçak dayamak suretiyle tehdit ederek bankadaki 30.000,00 TL’sini üzerine geçirdiğini, kalan 20.000,00 TL’sini üzerine geçirmek için tehdit ettiğini ve savcılığa şikayette bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, 24.02.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davasından vazgeçmiş ve karar tarihinden sonra 20.01.2021 tarihinde ölmüştür.
II. CEVAP
Davalı, davaya savunma getirmemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli ve 2014/334 E. 2015/54 K. sayılı kararıyla; davacının 24.02.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında davasından vazgeçtiği, davalının da vazgeçmeyi kabul ettiği gerekçesiyle davanın vazgeçme nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz nedenleri
Davacı mirasçısı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakan babası tarafından her ne kadar davadan vazgeçilmiş ise de; vazgeçmenin geçerli kabul edilemeyeceğini, vazgeçmenin davalının etkisi ve tehdidi altında gerçekleştiğini, mirasbırakanın bazı psikiyatrik sorunları olduğunu, fiil ehliyetinin yerinde olmadığını, hastaneden kayıtlar getirtilerek tanıkların dinlenmesi halinde gerçeğin ortaya çıkacağını ve taşınmazın müvekkilinin katkılarıyla alındığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 311.maddesinde, “Feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
3.2.2 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
3.2.3 Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. 3.3. Değerlendirme
3.3.1 Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 319 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu dükkanı davacının davalıya 03.06.2014 tarihinde satış suretiyle devrettiği ve yapılan devrin hile ile sakat olduğuna dair 08.09.2014 tarihinde açtığı davadan ön inceleme duruşmasında vazgeçtiği, davalının da aynı celse vazgeçmeyi kabul ettiği, mahkemece vazgeçme nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 25.09.2021 de tebliğe çıkarıldığı ve davacı asilin 20.01.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması üzerine, alınan nüfus kaydına göre mirasçısı olduğu anlaşılan oğulları … ve … ile kızı …’ya kararın tebliğ edildiği, mirasçılardan yalnızca …’nin temyiz isteminde bulunduğu ve vazgeçmenin feragat mahiyetinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
3.3.2 Bilindiği üzere, davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m.311). Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez) başka bir ifadeyle davacı, feragat beyanı ile bağlıdır.
3.3.3 Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir halin nedenine dayandığı (HMK m.311) kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinden kuşku yoktur.
3.3.4 Hal böyle olunca, öncelikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu 311. madde gereğince feragatin irade fesadı ile alınıp alınmadığı hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.
3.3.5 Bozma kapsamına göre sair hususların şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davacı mirasçı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma kapsamına göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.