Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/9781 E. 2023/4647 K. 20.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9781
KARAR NO : 2023/4647
KARAR TARİHİ : 20.09.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/877 E., 2021/409 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/36 E., 2018/447 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Danışmatlı köyü 155 ada 11 parseldeki taşınmazı ve bahçesini 40 yıldan daha fazla zamandır kullandığını, taşınmazın mirasbırakan … tarafından kadastrodan önce gizlice 6 torunundan biri olan … üzerine köy senedi ile devredildiğini, …’dan 12.04.2013 tarihinde anneleri …’a, ondan da …’e muvazalı olarak intikal ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; 17.07.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu 155 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek üzerindeki evle birlikte 1/2 payının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine taşınmaz üzerindeki evin 1/2 sinin davacı …’a ait olduğu şerhinin düşülmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …; davayı kabul etmediğini, dava konusu yeri dedesinden aldığını, üzerine ev yaptığını, sonra da annesine tapuda devrettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ;gerek kadastro öncesi yapılan işlemlerin gerek tapuda … ile yapılan işlemin usule uygun olduğunu , kadastro tutanaklarının aksinin davacı tarafından ispatlanamadığını taşınmaz üzerindeki iki katlı evin de … tarafından yapıldığının sabit olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …; davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalılar; dava konusu taşınmazı mirasbırakanları …’un davalı …’a sattığını, davalı …’un …’a …’ un da …’e sattığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2017/36 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararıyla;davalı … adına yapılan kadastro tespitinin doğru olduğu, davacının iddiasının ispatlanamadığı, kadastro tespitinde davalı … adına tespit edilen taşınmazın davalı … tarafından …’a ve … tarafından da diğer davalı …’e yapılan satışa yönelik muvazaa iddiasının da dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kadastro tutanaklarının gerçeği yansıtmadığını, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu ancak bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, ayrıca davalı lehine maktu vekalet ücreti takdiri yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2021 tarihli ve 2020/877 Esas, 2021/409 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın mirasbırakan …’a ait olduğunun sabit olduğu, onun ölümünden sonra taşınmazın 1/2 hissesinin davacıya verildiği iddiasının ispatlanamadığı, davacının mirasbırakandan gelen miras hissesine ilişkin bir talebinin de olmadığı, davacı iddiasını ispatlayamadığından davalıların zilyet olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı; dava konusu taşınmazın keşifte belirlenen değerine ve davacının talebine göre davalı lehine hesaplanan vekalet ücretinin de yerinde olduğu belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Zonguldak ili, Kdz. Ereğli ilçesi, Danışmatlı köyü kadastro çalışma alanında bulunan 155 ada 11 parsel sayılı 229,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kargir iki katlı ev ve bahçesi vasfı ile … adına tespit ve tescil edilmiş; 12.04.2013 tarihli satış işlemiyle …’a, 16.03.2016 tarihli satış işlemiyle de … adına kayıtlanmıştır.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR :
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA;
Aşağıda yazılı 210,55 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.