YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9884
KARAR NO : 2022/519
KARAR TARİHİ : 24.01.2022
MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü.
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babaları … …’ın 91 parsel sayılı taşınmazı davalı olan kardeşi …’ye, 1 parsel sayılı taşınmazı dava dışı … …’na, …’un da …’ye satış suretiyle temlik ettiğini, 10 ve 62 parsel sayılı taşınmazları yine dava dışı …’a, …’un da davalı olan kardeşi …’e satış suretiyle temlik ettğini, anılan temliklerin, mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 1,10 ve 91 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini, 62 parsel yönünden miras payı oranında tazminatın davalı …’ten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, miras taksim anlaşması yaptıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/06/2021 tarihli ve 2018/566 E., 2021/286 K. sayılı kararıyla; temliklerin mirastan mal kaçırma amacıyla yapılmadığı, mirasbırakanın 1,10 ve 62 parsel sayılı taşınmazları ihtiyacı nedeniyle, 91 parsel sayılı taşınmazı ise minnet duygusu ile temlik ettiği, bu durumda muris muvazaasından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, murisin davalılara kıymetli dört taşınmazını devrettiğini, İlk Derece Mahkemesince murisin terekesinde yer alan taşınmazların değerleri ile dava konusu taşınmazların değerlerinin karşılaştırılmadığını, dava konusu taşınmazların çok daha değerli olduklarını, murisin ara malik ve tanık … …’ndan borç aldığı savunmasının somut olarak ispatlanmadığını, …’un aracı olduğunu, ayrıca murise davalılar tarafından bakıldığı iddialarının da asılsız olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21/10/2021 tarihli ve 2021/1113 E., 2021/1319 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların bir kısmının borç karşılığı dava dışı … …’na verildiği, daha sonra çocukları tarafından anılan borç ödenerek taşınmazın satın alındığı, murisin bakımının da davalılar tarafından yapıldığı, buna göre; 91 parsel sayılı taşınmazın devrinin gerçekte para karşılığında olmadığı, murisin bakımının davalı … tarafından yapılması nedeniyle bu taşınmazın minnet duygusuyla devredildiği, devredilen taşınmazın değerinin terekedeki diğer taşınmazların değerine oranının makul düzeyde olduğu, bu nedenlerle murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma gibi bir amacının olmadığı, öte yandan murisin terekesinde başka taşınmazlarının bulunduğu davacı ile bir sorunun da bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, muvazaa olmadığı gerekçesiyle verilen ret kararının hatalı olduğunu, davalılara temlik edilen taşınmazların çok değerli olduğunu, ara malik …’un tanık olarak verdiği beyanlarla muvazaanın kanıtlandığını, zira esnaf olan …’un üç adet tarlayı almasının mümkün olmayacağını, taşınmazları davalılara devrettiğinde davalıların yaşlarının küçük olduğunu, ödemenin muris tarafından yapıldığını, tanık olarak dinlenen annesinin ise tarafsız beyanda bulunmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı 1,10 ve 91 parsel sayılı taşınmazlar yönünden pay oranında tapu iptali ve tescil, 62 parsel sayılı taşınmaz yönünden tazminat istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. HMK’nın 140/3. fıkrasında; ” Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. “,
3.2.2. HMK’nın 190. maddesinde, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”,
3.2.3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”, hükümlerine yer verilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava dilekçesinin içeriği ve (3.2.1.) paragrafında belirtilen yasal düzenleme gereğince eldeki davada muris muvazaası hukuki nedenine dayanıldığı, (3.2.2.) ve (3.2.3.) paragraflarında yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca ispat yükü kendisinde olan davacının iddialarını -mirasbırakanın mal kaçırma amacını- kanıtlayamadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 26,30-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/01/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.