Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/536 E. 2022/2397 K. 24.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/536
KARAR NO : 2022/2397
KARAR TARİHİ : 24.03.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : YARGILAMANIN İADESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.05.2016 tarihli ve 2014/693-2016/803 sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 25.12.2020 tarihli ve 2020/2319 Esas -2020/6396 Karar sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı Hazine vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, Ergani ilçesi, Kemaliye Mahallesi çalışma alanında bulunan ve Hazine adına tespit ve tescil edilen 122 ada 1, 581 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara karşı murisi … ile… ve … …’in Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen karar doğrultusunda Hazine adına hükmen tescil edildiğini, kendisinin … mirasçısı olup murisi tarafından dava konusu taşınmazlar hakkında açılan davanın yargılaması sırasında murisin öldüğünü ve yargılamaya taraf teşkili sağlanmaksızın devam edildiğini, yargılama neticesinde dava takip edilmediği gerekçesiyle de davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ancak murisi olan davacı … mirasçılarının davadan haberdar edilmediklerini ileri sürerek, yargılamanın iadesi yoluyla taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hissesi oranında adına tescilini istemiş yargılama sırasında 582 ada 2 sayılı parselin 3. kişiye temlik edilmiş olması nedeniyle bu parsel yönünden davayı tazminata dönüştürmüştür.
II. CEVAP
Davalı Hazine, yargılamanın iadesi için yasada aranan sürelerin geçtiğini, yargılamanın iadesi nedeninin de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacı murisi …’in aynı taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, adı geçenin ölümü nedeniyle mirasçılarına duruşma gününün tebliğ edilerek davadan haberdar edilmeleri gerektiği, ölümle vekalet ilişkisi son bulmasına rağmen vekilin görevini sürdürmesinin hukuka aykırı olduğu, HMK’nın 375/1-c maddesi uyarınca vekil veya temsilci olmayan kişiler huzuru ile davanın görülüp karara bağlanmış olmasının yargılamanın iadesi sebebi olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının mirasçı olması sebebiyle payı oranında hak sahibi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazlarda davalı Hazine adına kayıtlı olan tapunun 1/9 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, çekişmeli 582 ada 2 parsel sayılı taşınmaz satışla üçüncü kişiye geçtiğinden davacının 1/9’luk hissesine tekabül eden 1.067.164,80 TL tazminatın davalı Hazineden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar:
Mahkeme kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Temyiz Nedenleri:
Davalı Hazine vekili, yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığını, kararın haberdar olunduğu tarihten itibaren 3 aylık süre içinde davanın açılmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
V. YARGITAY İLAMI
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2020 tarihli ve 2020/2319 Esas – 2020/6396 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
VI. KARAR DÜZELTME
1. Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar:
Yargıtay ilamına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulmuştur.
2. Karar Düzeltme Nedenleri:
Davalı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde; temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri itirazların cevapsız bırakıldığını belirterek Yargıtay onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; tespit öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1.6100 sayılı HMK’nın 374. maddesinde, “Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.”
3.2.2.6100 sayılı HMK’nın 375. maddesinde “(1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:
a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.
b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.
c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.
ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.
d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.
e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.
f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.
g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.
ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.
h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.
ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.
i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.”hükümleri düzenlenmiştir.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Kadastro sırasında, Ergani ilçesi Kemaliye Mahallesi çalışma alanında bulunan 122 ada 1, 581 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı 8.320, 106.080, 32.110 ve 82.480 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları belirtilerek, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
3.3.2. Davacı … murisi … ile … … ve…, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazların tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlar, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacılar … ve … … tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacı… mirasçılarının davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının 1/3 oranında iptaline, payları oranında… mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 16.06.2005 tarihli, 2005/3917-4472 Esas, Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş ve davalı vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay 8. Hukuk Dairesince reddedilmesiyle hüküm kesinleşmiştir.
3.3.3. Daha sonra … mirasçısı olan davacı … murisi … tarafından dava konusu taşınmazlar hakkında açılan davanın yargılaması sırasında …’nin öldüğünü ve yargılamaya taraf teşkili sağlanmaksızın devam edildiğini yargılama neticesinde dava takip edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ancak murisi … mirasçılarının davadan haberdar edilmedikleri gerekçesiyle, yargılamanın iadesine ve çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras hissesi oranında adına tescili istemiyle dava açmıştır.
3.3.4. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacı murisi …’in Asliye Hukuk Mahkemesinde 12.12.1980 tarihinde vekili aracılığı ile açtığı davanın yargılaması sırasında 06.09.1982 tarihinde öldüğü, mirasçıları davadan haberdar edilmeden yargılamaya devam olunduğu, Mahkemece 12.07.1994 tarihinde davacı … yönünden davanın müracaata bırakıldığı, 10.04.2002 tarihli ara kararıyla açılmamış sayılmasına karar verildiği, 05.04.2005 tarihinde verilen hükmün, davacı …’ye Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği ve aşamalardan geçerek 05.01.2006 tarihinde şeklen kesinleştiği anlaşılmaktadır. … mirasçıları davadan haberdar edilmemiş ve … için tebligatların Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre yapılmış olması nedeniyle davacı … mirasçıları yönünden hüküm henüz kesinleşmiş sayılamayacağından yargılamanın iadesi yoluna başvurulması 6100 sayılı HMK’nın 374.maddesi gereği olanak bulunmamaktadır.
3.3.5. Hal böyle olunca, Mahkemece yargılamanın iadesi talebinin reddedilmesi yerine kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, … terekesine göre 3.kişi konumunda olan davalı Hazine aleyhine miras payı oranında dava açılması da mümkün bulunmadığından bu hususun gözden kaçırılması dahi hatalı olmuştur.
Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin bu yönü ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.
VII. SONUÇ:
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile maddi hataya dayalı olarak verilen Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2020 gün ve 2020/2319 Esas-2020/6396 Karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 24/03/2022 gününde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.