YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6791
KARAR NO : 2022/7628
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine ilişkin verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Osmaniye ili …. ilçesi ….. köyünde bulunan 101 ada 39 parsel sayılı taşınmazın tamamı davacıya ait olup 30 yılı aşkın süredir zilyet ve tasarrufunda bulunduğu halde her nasılsa kadastro tespiti sırasında taşınmazın 1/2 payının davalılar adına tespit edildiğini belirterek, davalılar adına kayıtlı bulunan 1/2 payın iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2010 tarihli ve 2009/109 E., 2010/257 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, çekişmeli 101 ada 39 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05/04/2012 tarihli ve 2012/1903 E., 2012/2520 K. sayılı kararıyla, davalılara yöntemine uygun tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/02/2014 tarihli ve 2012/238 E., 2014/149 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın evveliyatında davalıların ortak murisi… ’e ait olduğu, davacının… ’in izni ve müsaadesi ile davaya konu taşınmazın bir bölümünü kullandığı, …’in rahatsızlanması sonucunda dava konusu taşınmazın başına gelememesi üzerine taşınmazın tamamının davacı tarafından kullanıldığının beyan edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22/03/2016 tarihli ve 2015/3106 E., 2016/3052K. sayılı kararıyla, yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermek için yeterli olmadığı, alınan beyanlara göre taşınmazın evveliyatında …’in zilyetliğinde bulunduğu, daha sonra taşınmazın bir kısmını davacı …’ın …’in izni ile kullanmaya başladığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, asıl uyuşmazlığın davacı …’ın, …’in kullandığı bölüm üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin asli nitelikte malik sıfatıyla zilyetlik mi, yoksa geçici kullanım koşulu ile fer’i nitelikte zilyetlik mi olduğu; ayrıca taraflar arasında yukarıda açıklanan şekilde hukuki ilişki bulunmadığı takdirde, davacı … lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde olduğu, doğru sonuca varılabilmesi için; davacının uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünü hangi tarihten itibaren kullanmaya başladığı, bu tarihten tespit tarihine kadar geçen sürede davacının taşınmazın kendi adına asli zilyet olarak mı kullandığı yoksa taşınmazların davalılar adına olacak şekilde fer’i zilyet olarak mı kullandığının şüpheye mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, taraflar arasında bahsedildiği şekilde bir hukuki ilişki bulunmaması halinde ise davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, davalılar vekilinin karar düzeltme talebi aynı Daire tarafından reddedilmiştir.
6. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen karar
Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/09/2019 tarihli ve 2017/378 E., 2019/471 K. sayılı kararıyla; davalıların payı üzerinde davacı lehine 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, davacı lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığının anlaşılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir
7. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kadastro tespitinden geriye doğru 20 yılı aşkın bir süredir dava konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını, kadastro tespit tutanağında da bu durumun açıkça dile getirildiğini, Mahkemenin eksik inceleme neticesinde karar verdiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
9. Gerekçe
9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
9.2. İlgili Hukuk
9.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
9.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” hükümlerini içermektedir.
9.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre (IV/6.) numaralı paragrafta yer verilen Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, onama harcı alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.