Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/681 E. 2022/1826 K. 07.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/681
KARAR NO : 2022/1826
KARAR TARİHİ : 07.03.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil ve bedel istemli davası sonunda, Mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakanı … …’un tüm taşınmazlarını satış suretiyle oğlu olan davalı …’e devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tesciline ve üçüncü kişilere satılan taşınmazların bedelinin miras payı oranında davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı …, temliklerin paylaştırma amacıyla yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 19/12/2012 tarihli ve 2011/748 E. 2012/897 K sayılı kararıyla; semenin mutlaka para olması şart olmayıp, belli bir hizmet ya da emek de olabileceği, davalının ölene kadar mirasbırakanla ilgilendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Bozma Kararı
Dairenin 25/11/2014 tarihli ve 2014/9514 E. 2014/18303 K. sayılı ilamı ile ‘‘…Dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre, muvazaalı olarak temlik edildiği ileri sürülen taşınmazların öncelikle tapu kayıtlarının iptali ile tereke adına tescili istendiğinden, bu durumda mirasçıların davada elbirliği halinde hareket etmeleri gerektiği ve tümünün davada taraf olarak yer alması gerekmesine rağmen dava dışı mirasçıların olduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, davaya katılmayan mirasçı Makbule’nin olurunun alınması ya da miras şirketine TMK’nın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
3.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Dava dışı mirasçı …’nın muvafakati alındıktan sonra Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/09/2015 tarihli ve 2015/109 E. 2015/210 K. sayılı kararıyla; davalının ölene kadar mirasbırakan ile ilgilendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davacılar … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
5. İkinci Bozma Kararı
Dairenin 08/11/2018 tarihli ve 2015/18630 E. 2018/14272 K. sayılı ilamı ile ‘‘…Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve toplanan delillere göre davalının savunması doğrultusunda, mirasbırakanın paylaştırma amacıyla hareket edip etmediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, özellikle mirasbırakanın temliklerdeki kastının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.” gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
6. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Körfez 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ve 2019/8 E. 2019/180 K. sayılı kararıyla; mirasbırakan tarafından çok sayıda taşınmazın davalıya devredildiği, mirasbırakanın taşınmazlarını satmasını gerektirecek ekonomik ihtiyacının bulunmadığı, mirasbırakanın davalı ile birlikte yaşadığı, davalıyı diğer mirasçılarından üstün tutarak hareket ettiği, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
7. İkinci Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8.Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakan …’dan davacılara intikal eden taşınmazların araştırılmadığını, intikal eden çok sayıda taşınmaz bulunduğunu, mirasbırakanın paylaştırma amaçlı hareket ettiğini, mirasçı olan … adına da 202 aktif ve 113 pasif tapu kaydı bulunduğunu, aynı şekilde davacı adına da bu şekilde kayıt olması gerektiğini, intikal eden taşınmazların değerinin tespit edilmediğini, bu hesaplanma yapılmadan denkleştirme yapılıp yapılmadığı hususunun anlaşılamayacağını, davalının mirasbırakana uzun yıllar baktığını, mirasbırakanın emekli aylığı haricinde geliri olmadığını ve davalının desteği ile hayatını sürdürdüğünü belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
6. Gerekçe
6.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı terekeye iade istekli tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
6.2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
6.3. Değerlendirme
Dava terekeye iade istekli olarak açılmış ve dava dışı mirasçı … 15/5/2015 tarihli duruşmada davaya muvafakat etmiş olmasına rağmen Mahkemece davanın davayı açan ve aşamada ölen …’ün miras payı (1/3) oranında kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, davaya muvafakat eden …’a Dairenin 14/10/2021 tarihli geri çevirme kararı sonucunda tebliğ edilmesine rağmen anılan mirasçı tarafından karar temyiz edilmediğinden, terekeye iade istekli olarak açılmış davada davacının miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değil ise de bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Dairenin (IV/5.) numaralı paragrafta açıklanan ve hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak; (IV/6.) numaralı paragrafta belirtilen kararın verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.716,47 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.