YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/24208
KARAR NO : 2015/24406
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
Mahkeme : İZMİR 8. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma (her iki sanık hakkında)
Hüküm : Mahkûmiyet (her iki sanık hakkında)
b) Bozma ( sanık … yönünden)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışındaki yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmolunan adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Suç tarihi itibarıyla sanıklar hakkında temel para cezasının 765 sayılı TCK’nın 19. maddesi gereğince 440 TL yerine 445 TL olarak belirlenmesi sonucu para cezasının fazla tayin edilmesi,
3- Sanık …’un, diğer sanık …’in soyut beyanı ile evinde kullanma sınırları içindeki MDMA içeren 11 adet hap bulunması dışında, aleyhine delil bulunmadığı aşamada, Selim’in alıcı rolündeki görevliye verdiği aynı nitelikteki 7 adet hapı Selim’e kendisinin verdiğini söylemek suretiyle “uyarıcı madde ticareti yapma” şeklindeki kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 405. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanık … hakkında hüküm tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmaması,
5- Sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53. maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1. maddesi hükmü gereğince, 2918 sayılı Kanun’un 119. maddesinin uygulanmasına olanak bulunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 02.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.