Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2010/42130 E. 2014/1304 K. 25.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/42130
KARAR NO : 2014/1304
KARAR TARİHİ : 25.02.2014

Tebliğname No : 10 – 2009/58958
Mahkeme : ŞANLIURFA 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi-Numarası : 02/12/2008 – 2008/171 esas ve 2008/292 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Bu dosya ile diğer sanık M.. M.. hakkındaki, Dairemizin 2013/3392 esas sayılı dosyası aralarındaki irtibat nedeniyle birlikte incelenmiştir;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık Veysi’nin suç konusu esrar ile yakalanmasından sonra, kendisi ile birlikte araç içerisinde bulunan ve olay yerinden kaçan kişilerin, sanık R.. Ö.. ile davası tefrik edilen diğer sanık M.. M..’nin olduğunu söyleyip, açık kimlik bilgilerini beyan ettiği anlaşıldığından, suç ortaklarının ortaya çıkmasına yardım ve hizmette bulunan sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık Rıdvan’ın, suç konusu esrar ile yakalanan diğer sanık Veysi’nin soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı aşamada, ikrarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım etmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Adli para cezalarının, 5083 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu’nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
4- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu hakları kullanmaktan yoksunluğunun; (3) numaralı fıkra gereğince kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, (2) numaralı fıkra gereğince ise diğer haklar ve yetkiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 25/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi .