Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2012/24839 E. 2014/2279 K. 01.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24839
KARAR NO : 2014/2279
KARAR TARİHİ : 01.04.2014

Mahkeme : 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm – Karar : a) Mahkûmiyet (Sanıklar….. hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan; sanık … hakkında ise “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan)
b) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (Sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan) … ve…
b) Sanık … hakkında; bozma
c) Sanıklar …, …, … ve …
hakkında; onama
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına yönelik kanun yolu isteğinin incelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suç yönünden dosyanın incelenmeksizin İADESİNE, oybirliğiyle,
B) Sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.05.2013 tarih ve 2013/280-250 sayılı, aynı tarih 2012/1536 esas, 2013/251 karar sayılı ve 01.10.2013 tarih ve 2013/444-402 sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5560 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, birinci fıkraya göre doğrudan hapis cezası verilmesi veya birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi ya da altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinin öngörüldüğü; bu üç seçenekten biri uygulanırken yasal gerekçe gösterilmesi, gerekçenin somut olgulara ve sanığın davranışlarına bağlı olarak değerlendirilmesi gerektiği buna göre Mahkemece gösterilen gerekçe yeterli olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
C) Sanıklar …, …, … ve… hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Sanık …’in suç konusu esrarı yöntemindeki ticari taksi ile taşıdığı ve bu nedenle TCK’nın 37. maddesi kapsamında”fail” konumunda olduğu gözetilmeden, TCK’nın 39. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile sanık …’le ilgili eleştiri dışında yaptırımların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve sanıklar …, …., …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, oybirliğiyle,
01.04.2014 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ
(Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde
bulundurma suçundan kurulan hükümle ilgili)
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/ 444 esas sayılı kararına yazdığım karşı oy gerekçemde belirttiğim nedenlerle; uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran ve bu nitelikteki maddeyi kullanmış olan sanık hakkında, TCK’nın 191. maddesinin 6. fıkrasının yollaması ile 1. fıkrası uyarınca cezaya hükmolunduğunda, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince ayrıca “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verilmesi zorunludur. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulayıp uygulamama konusunda mahkemeye tanınmış bir takdir yetkisi yoktur. Başka bir ifadeyle “sadece cezaya hükmetme” gibi üçüncü bir seçenek öngörülmemiştir.
Somut olayda, uyuşturucu madde kullandığı belirlenen sanık … hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan “hapis cezası” seçeneğine göre hüküm kurulması nedeniyle, ayrıca “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırıdır.
Sanık … hakkındaki hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum .01.04.2014