Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/10195 E. 2015/31823 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10195
KARAR NO : 2015/31823
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

Tebliğname No : 10 – 2013/304399
Mahkeme : ERZURUM (KAPATILAN) 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 23.05.2013 – 2013/206 esas ve 2013/245 karar
Suçlar : a) Suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgütün faaliyeti
çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma
b) Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanıklar Fırat, Murat, Sedat, Tuncay, Mikail, Umut, Hüseyin ve Ümit hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Sanıklar Fırat ve Murat hakkında TCK’nın 188. maddesinin 3 ve 5. fıkrası gereğince belirlenen 13 yıl 6 ay hapis cezasının, 43. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 3/4 oranında artırılması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın “22 yıl 19 ay 15 gün” yerine “21 yıl 13 ay 15 gün ” olarak eksik belirlenmesi,
Sanık Umut hakkında 188. maddesinin 3. fıkrası gereğince belirlenen 5 yıl 3 ay hapis cezasının, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca ½, 43. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 3/4 oranında artırılması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın “12 yıl 21 ay 11 gün ” yerine “12 yıl 18 ay 22 gün” olarak belirlenmesi,
Sanık Hüseyin hakkında 188. maddesinin 3. fıkrası gereğince belirlenen 5 yıl 3 ay hapis cezasının, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca ½, 43. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırılması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın “10 yıl 21 ay 22 gün ” yerine “10 yıl 19 ay 15 gün” olarak belirlenmesi,
Sanık Ümit hakkında 188. maddesinin 3. fıkrası gereğince belirlenen 5 yıl 3 ay hapis cezasının, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca ½, 43. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 3/4 oranında artırılması ve 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın “10 yıl 17 ay 24 gün ” yerine “11 yıl 3 ay 18 gün” olarak belirlenmesi,
Karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile sanıklar Fırat, Murat, Umut, Hüseyin ve Ümit hakkında kurulan hükümlere yönelik eleştiri ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan “velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından yoksunluklarının, sadece kendi altsoyları üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmelerine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden, tümü için koşullu salıverilmelerine kadar sürmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar Fırat, Murat, Sedat, Tuncay, Umut, Hüseyin ve Ümit’in müdafileri ile sanıklar Fırat, Murat, Sedat, Tuncay ve Mikail’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince sanıklar Fırat, Murat ve Tuncay yönünden resen de temyize tabi olan hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına“ ibaresinin yazılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre sanık Hüseyin ve müdafiinin salıverilme isteğinin reddine,
B) Sanıklar Volkan ve Serkan hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası gereğince belirlenen 5 yıl hapis cezasının, 43. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 1/4 oranında artırılması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç cezanın “6 yıl 3 ay” yerine “7 yıl 6 ay” olarak fazla belirlenmesi,
2- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanıkların bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan “velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından yoksunluklarının, sadece kendi altsoyları üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmelerine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden, tümü
için koşullu salıverilmelerine kadar sürmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık Volkan ve müdafii ile sanık Serkan’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1- Sanık Serkan hakkındaki hüküm fıkrasının “I” bendinin 3. fıkrasında ve sanık Volkan hakkındaki hükmün fıkrasının “İ” bendinin 3. fıkrasında yer alan “7 yıl 6 ay hapis” ibareleri çıkarılarak yerlerine “ 6 yıl 3 ay hapis” ibarelerinin yazılması,
2- Sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerlerine “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına“ ibarelerinin yazılması suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C) Sanık Fatih hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenlerin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ele geçirilen 316 gram esrarın miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre, TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile 61. maddesindeki “ölçütlere” aykırı olarak, temel hapis ve adli para cezalarının alt sınır çok aşılarak 9 yıl hapis ve 900 gün adli para cezası olarak fazla belirlenmesi,
2- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bafra Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26.06.2008 tarih ve 2004/597 esas ve 2008/368 karar sayılı ilamı ile 14/01/2009 tarihinde kesinleşen 356 TL adli para cezasının hüküm tarihi ve miktarı itibarıyla 5219 sayılı Kanun ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı maddenin son fıkrası uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
3- TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrası uygulanırken, sanığın bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan “velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri” açısından yoksunluğunun, sadece kendi altsoyu üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmesine, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden, tümü için koşullu salıverilmesine kadar sürmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması ve tutuklama tarihine göre sanığın salıverilme isteğinin reddine,
18.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.