Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/10229 E. 2015/308 K. 23.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10229
KARAR NO : 2015/308
KARAR TARİHİ : 23.01.2015

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ihraç etme
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Failin, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ihraç etmesi durumunda, biri “Türkiye’de işlenen ihraç” diğeri ise “yabancı ülkede işlenen ithal” olmak üzere iki suç oluşur. Ancak TCK’nın 188. maddesinin 2. fıkrasında “uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir” hükmü öngörülmüş; böylece aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırmayı önlemek için “non bis in idem” kuralı benimsenmiş ve bu iki suç arasında “görünüşte içtima” olduğu kabul edilmiştir.
“Görünüşte içtima” durumunda fail, sadece daha ağır sonuç doğuran suçtan, suçlardan birisi için cezalandırma koşulu gerçekleşmediğinde ise diğer suçtan dolayı cezalandırılır.
Somut olayda, 02/10/2010 saat 18:00’de Kapıkule’den yolcu olarak bulunduğu otobüsle çıkış yaptıktan sonra 03/10/2010 saat 06:30 civarında Bulgaristan’dan Makedonya Cumhuriyeti’ne geçerken gümrükte, vücuduna sarılı vaziyette 976 gram eroini bulundurduğu sırada yakalanan sanık, Bulgaristan yetkili makamlarında alınan savunmalarında eroini Makedonya’ya götürmek üzere Türkiye’de teslim aldığını söylemiştir.
Bulgaristan Cumhuriyeti Yargıtay’ı No 1627/2011 ve 21/10/2011 tarihli kararı ile sanık hakkında 6 yıl hapis cezası ile 6.000 leva para cezasına hükmetmiştir.
Belirtilen durumlara göre; suç konusu uyuşturucu maddeyi Türkiye’den ihraç ettiğine ilişkin hiçbir bilgi ve delil bulunmadığı halde, ihraç suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkaran sanık hakkında, etkin pişmanlığı nedeniyle TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrası ile CMK’nın 223. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bu suçtan dolayı “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “mahkûmiyet” hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 23/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.