YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12829
KARAR NO : 2020/5709
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 08/05/2013 – 2009/296 esas ve 2013/80 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
2) Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat (sanık … hakkında)
3) Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (Sanık … hakkında)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
“05/04/2009, 07/04/2009, 09/04/2009, 12/04/2009, 16/04/2009, 19/04/2009, 20/04/2009, 22/04/2009, 30/04/2009, 01/05/2009, 16/05/2009, 17/05/2009, 19/05/2009, 28/05/2009, 15/06/2009” olan suç tarihleri gerekçeli karar başlığında “22/07/2009 – 28/05/2009” olarak gösterilmiş ise de, bu husus mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
A) Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün incelenmesinde:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B) Sanıklar …, …, …., …, …. ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanıklar …, … ve … hakkında TCK’nın 191/1. maddesi uyarınca “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı açılan kamu davasında zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre; aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediği anlaşılan sanıklar …, … ve … hakkında, belirlenen temel ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek, eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık … müdafileri ile sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanıklar Levent, Fatih, Ahmet ve Mehmet Sait hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen, diğer sanıklarda ele geçen uyuşturucu maddeler ile ilgileri tespit edilemeyen sanıkların, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen soyut iletişim tespit tutanakları dışında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediklerine veya diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine ilişkin; her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve müdafii ile sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
D) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ile temyiz dışı sanık … ve hakkında beraat kararı verilen … arasındaki iletişim tespit çözüm tutanakları, sanığın ve sanık …’ın kovuşturma aşamasındaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; tek eylemi sabit olan sanığın, 15/06/2009 tarihinde temyiz dışı sanık …’da ele geçen uyuşturucu maddeyi, hakkında beraat kararı verilen sanık …’tan temin etmesini ve bu amaçla …’la buluşmasını sağlamak için telefon görüşmeleri yapmaktan ibaret olan eyleminin TCK’nın 39. maddesi kapsamında suça yardım niteliğinde olduğu, ayrıca diğer sanıklar … ve ….’ın alıcı görevlilere satmış oldukları uyuşturucu maddeleri sanıktan temin ettiklerine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK’nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
E) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde:
İletişim tespit çözüm tutanakları, temyiz dışı sanık … ile diğer sanık …’ın kovuşturma aşamasındaki beyanları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelere göre; sanığın 15/06/2009 tarihli olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu halde, mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
F) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Dosya içeriğine uygun mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmediğinden sanık … hakkındaki tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma başlatıldıktan sonra temyize konu dosyada aynı eylem nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan da kamu davası açılarak TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istenilmiş olduğundan; CMK’nın 225. maddesi gereğince iddianamede gösterilen fiilin yargılama sonunda belirlenen hukuksal niteliğine göre hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken aynı fiil ikiye bölünerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
19/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.