Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/1409 E. 2019/2288 K. 17.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1409
KARAR NO : 2019/2288
KARAR TARİHİ : 17.04.2019

Mahkeme : SAMSUN 1. Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Sağlık için tehlikeli madde temin etme
Hüküm : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1- Denetim süresi içerisinde suç işleyen sanığın, duruşmadan haberdar edilmesinin sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, duruşma davetiyesinde ”duruşmaya gelmediğiniz takdirde yokluğunuzda karar verileceği” şeklindeki ihtar bulunmadan duruşmaya usule uygun olarak çağrılmayan sanığın yokluğunda hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hükmün açıklanmasına neden olan karardaki suçların TCK’nın 125/1 ve 106/1-1 maddelerinde düzenlenen hakaret ve tehdit suçları olduğu, 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Yasanın 34. maddesi ile CMK’nın 253. maddesinde yapılan değişiklikle bu suçların uzlaşma kapsamına alındığı, bu suçla ilgili uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığının mahkemesinden sorularak anılan suçlar yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkûm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Kabule göre de;
Mağdurların alkol muayenesine dair rapor ve doktor muayenesi sonucunda sağlığının tehlikeye sokulduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığından, suça konu eylemin sanık lehine olan ve hüküm tarihinden sonra 11/06/2013 tarihinde yürürlüğe giren 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanununun 6487 sayılı Kanunla değiştirilen 6. maddesinin 3. fıkrası yollamasıyla 7. maddesinin 2. fıkrasına göre, 18 yaşını doldurmamış kişilere alkollü içki satılması veya sunulması sonucunda çocuğun sağlığının tehlikeye sokulması halinde ayrıca TCK’nın 194. maddesine göre cezaya hükmolunacağı, eylemin çocuğun sağlığını tehlikeye sokmaması halinde ise aynı Yasanın 7. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi gereğince münhasıran idari para cezası verileceği şeklinde yaptırıma bağlandığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun buna göre yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 17.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.