YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14204
KARAR NO : 2020/4367
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
Mahkeme : İZMİR 8. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. madde ile görevli)
Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanıklar , … ve … hakkında)
b) Birden fazla kişiyle tehdit (Sanıklar … hakkında 2’şer kez)
c) 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet (Sanıklar …, … ve … hakkında)
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik olarak tehdit suçundan da dava açıldığı ancak hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; bu eylemle ilgili dava zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında, “kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçundan Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2010 tarihli, 2010/1953 soruşturma, 2010/1296 esas ve 2010/816 iddianame sayılı iddianamesiyle dava açıldığı, Isparta (kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2011 tarihli, 2010/835 esas ve 2010/1065 sayılı kararıyla, temyizen incelenen bu dava dosyası ile birleştirildiği ve yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında bu suçtan hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında; bu eylemle ilgili dava zamanaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A) Sanıklar …, …, … ve … hakkında “Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanıklar … ve …’nin yokluklarında verilen mahkûmiyet kararlarının usulsüz tebliğ edildikleri anlaşıldığından, temyiz isteklerinin öğrenme üzerine ve süresinde oldukları kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar … ve … müdafileri ile sanıklar … ve …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanıklar … ve … hakkındaki “6136 sayılı Yasaya muhalefet” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar … ve … müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C) Sanıklar … ve … hakkında “Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 17.02.2010 tarihinde, sanık …’in ikametinde yapılan aramada net 2 kilo 400 gram esrar, sanık …’nin ikametinde ele geçen net 420,25 gram esrar ve …’nin yer göstermesi ile başkasına ait arazide saklanmış olarak ele geçirilen net 6709 gram esrarı, diğer sanık … ile birlikte temin ettiklerini beyan edip, dosyaya delil mahiyetinde görüntü kayıtları sunmak suretiyle, aleyhinde mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığı aşamada, sanık …’ın suçunun ortaya çıkmasına yardım ve hizmet eden sanıklar hakkında, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
Ç) Sanık … hakkında “6136 sayılı Yasaya muhalefet” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12. maddesi ile değişik TCK’nın 75. maddesi gereğince ruhsatsız mermi bulundurma suçunun temas ettiği 6136 sayılı Kanunun 13/4. maddesinde düzenlenen bu suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D) Sanıklar … hakkında, mağdur …’a yönelik “Birden fazla kişiyle tehdit” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup; iddianamedeki anlatıma göre, mağdur …’a yönelik olarak “tehdit” suçundan sanıklar hakkında açılmış dava bulunmadığından bu suçtan yargılama yapıp karar vermek için ayrı bir iddianame düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, dava konusu iddianame dışına çıkılarak ve dava konusu yapılmayan suçtan sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
E) Sanıklar … hakkında, mağdur …’ya yönelik “Birden fazla kişiyle tehdit” suçundan ve sanık … hakkında mağdur …’a yönelik “Birden fazla kişiyle tehdit” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
İddianame anlatımında sanık …’ye ilişkin bölümde “…’ın bölümünde ifade özetlerine yer verilen … , … ve … … şüpheliden tehdit aldıklarını, Gönen’ deki bekar evinde diğer şüphelilerle birlikte …’ü darp edilmesi ve diğer müştekileri “kan dökülecek şeklinde ifadelerle tehdit eylemlerine katıldığı, ” ibaresinin yer alması nedeniyle, sanık hakkında mağdur …’a yönelik olarak “birden fazla kişiyle tehdit” suçundan da dava açıldığı anlaşıldığından, sanık … hakkındaki tebliğnamede bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanıkların savunmaları, mağdurların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; 16.01.2010 tarihinde sanıklar …, ile diğer sanıklar … ve …’in bulundukları aracın durdurulması sonucu yapılan üst aramasında sanık …’ün üzerinden uyuşturucu madde olduğu düşünülen 28 gram bitki kırıntısının ele geçirildiği, bu olaya ilişkin olarak sanıkları …’nin, mağdurlar … ve …’yı sanık …’nin evine çağırdıkları ve burada aralarında geçen konuşmada sanıklar …’nin mağdurlara kendilerini ihbar edenin kim olduğunu sordukları ve “ihbarcıyı bulursak, kan dökeceğiz, sonu iyi olmayacak” şeklinde sözler söyledikleri anlaşılmakla, sanıkların bu sözleri doğrudan mağdurlara yönelik olarak söylediklerine, sanıklar …’nin mağdur …’yı ve yine sanık …’nin mağdur …’ı tehdit ettiklerine ilişkin mahkûmiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların unsurları oluşmayan atılı suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanıklar …’ın müdafileri ile sanık …’nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
28/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.