Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/196 E. 2014/5487 K. 14.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/196
KARAR NO : 2014/5487
KARAR TARİHİ : 14.07.2014

Mahkeme : İSTANBUL 16. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Suç işlemek için kurulmuş olan örgüte üye olma
( Sanık … hakkında)
b) Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma (Her iki sanık hakkında)
Hükümler : Mahkûmiyet: a) Emine hakkında, her iki suçtan
b) Sanık … hakkında, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Aralarındaki bağlantı nedeniyle sanıklar hakkındaki bu dava dosyası, Dairemizin 2013/6163 esasında kayıtlı sanıklar … , …, …, …, …. ve… hakkındaki İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/25 esas ve 2012/142 karar sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemesi sonucunda; Mahkemenin sanık …’na yönelik takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A) Sanık …’in temyiz isteğinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteğinin incelenmesi:
24.10.2013 tarihinde tefhim edilen hükmün, süresinden sonra 31.07.2013 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, yasaya uygun olarak verilen 02.08.2013 tarihli ret kararının ONANMASINA, oybirliğiyle,
B) Sanık … hakkında “suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma” ve “örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma” suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği

anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, Başkan Vekili …’nın karşı oyu ve oyçokluğuyla,
14.07.2014 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ
(Sanık … hakkında)

Sanık hakkında telefon konuşmaları dışında delil bulunmamaktadır. Telefon konuşmaları ise somut olay ve olgularla örtüşmemektedir. Sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin, kuşkuyu aşan yeterli ve kesin delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında her iki suçtan dolayı beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması yasaya aykırıdır.
Sanık hakkındaki hükümlerin bozulması ve sanığın salıverilmesi gerektiği kanısını taşıdığımdan, çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 14.07.2014