Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/3121 E. 2015/30095 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3121
KARAR NO : 2015/30095
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

Tebliğname No : 10 – 2014/80042
Mahkeme : BURSA 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi – Numarası : 17.09.2013 — 2013/116 esas ve 2013/402 karar
Ret Kararının Tarihi – Numarası : 19.11.2013 – 2013/116 esas ve 2013/402 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde, sanık Şahin’in yüzüne karşı verilen 17.09.2013 tarihli mahkûmiyet hükmünde, kanun yoluna başvuru süresinin “tefhimden itibaren” yerine, yanıltıcı biçimde “ kararın tebliğinden veya tefhiminden itibaren” işlemeye başlayacağının belirtilmesi karşısında; cezaevinde tutuklu olarak bulunan sanığa, gerekçeli kararın 05.11.2013 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, sanık Şahin’in ceza infaz kurumu aracılığı ile gönderdiği 12.11.2013 havale tarihli temyiz dilekçesinin, 17.09.2013 tarihli mahkûmiyet hükmüne yönelik öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabulü ile 19.11.2013 tarihli ret kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışındaki yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç konusu 32748 gram esrarın miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre, temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak saptanması yerinde ise de, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince; temel hapis cezalarının 12 yıl olarak fazla; temel para cezalarının ise 600 gün olarak az belirlenmesi,
Yasaya aykırı, sanık Serdal müdafii ve sanık Şahin’in temyiz itirazları ile sanık Serdal müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık Serdal hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, 02.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI

02.04.2015 tarihinde saat: 14.00’da verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ..’nın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık S.. G.. müdafii Avukat E.. Ö.. M..l’un yokluğunda 02.04.2015 tarihinde yöntemine uygun biçimde, açık olarak okunup anlatıldı.