YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3678
KARAR NO : 2015/31009
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanık … hakkında 31.12.2012, 01.01.2013, 02.01.2013, 18.01.2013, 12.02.2013, 17.06.2013, sanık … hakkında 31.12.2012 ve sanık … hakkında 16.06.2013, 17.06.2013 yerine “31/12/2012, 24/06/2013” olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A) Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/02/1997 tarih ve 10/268-22 sayılı kararında ”sanığın alıcı rolündeki görevliye aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda uyuşturucu madde satması eylemlerinde alıcının amacının suçun oluşmasında ve sanığın iradesi üzerinde etkili bulunmaması sebebiyle birden fazla hareketinin zircirleme suç oluşturduğu” kabul edildiğinden, sanık …’un cezasının TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Hükmün sanık tarafından temyiz edilmesinden sonra sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu aracılığıyla gönderdiği 13.12.2013 tarihli dilekçesiyle temyiz isteğinden vazgeçtiği anlaşıldığından; sanık hakkındaki hüküm Cumhuriyet savcısının temyizine hasren incelenmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/02/1997 tarih ve 10/268-22 sayılı kararında ”sanığın alıcı rolündeki görevliye aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda uyuşturucu madde satması eylemlerinde alıcının amacının suçun oluşmasında ve sanığın iradesi üzerinde etkili bulunmaması sebebiyle birden fazla hareketinin zircirleme suç oluşturduğu” kabul edildiğinden, sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür oluşturan Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.04.2012 tarih ve 2008/35 esas, 2012/350 karar sayılı ilamı ile verilen 4.660 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyeti nedeniyle, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının 7. paragrafında yer alan “Sanıklar hakkında şartları oluşmadığından 5237 S.Y TCK’nın 58. maddesinin UYGULAMASINA YER OLMADIĞINA” ibaresi çıkarılarak yerine “Sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür oluşturan Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.04.2012 tarih ve 2008/35 esas, 2012/350 karar sayılı ilamı ile verilen 4.660 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyeti nedeniyle, TCK’nın 58. maddesinin 6. fıkrası gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
13.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.