YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4169
KARAR NO : 2014/4296
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
Esas No : 2014/4169
Karar No : 2014/4296
Tebliğname No : KYB – 2014/152537
Yüksek Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü S.. Ç.. hakkında Genç Sulh Ceza Mahkemesi’nce 26.09.2013 tarihinde 2011/41 esas ve 2012/25 karar sayı ile verilen kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05.05.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Genç Sulh Ceza Mahkemesi’nce 21.03.2012 tarihinde 2011/41 esas ve 2012/25 karar sayı ile verilen, hükümlü S.. Ç..’in TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanunun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği;
b) Hükümlünün, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmesi üzerine, Genç Sulh Ceza Mahkemesi’nce 26.09.2013 tarihinde 2011/41 esas ve 2012/25 karar sayılı ek karar ile hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK’nın 191/5 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Genç Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26.09.2013 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması nedeniyle hükümlünün cezasının infaz edilmiş sayılacağı gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; Genç Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26.09.2013 tarihli 2011/41 esas ve 2012/25 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.