Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2014/4443 E. 2017/6065 K. 27.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4443
KARAR NO : 2017/6065
KARAR TARİHİ : 27.11.2017

Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanıklar …, … ve …hakkında)
b) Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (sanıklar …, … ve… hakkında)
Hüküm- Karar : a) Mahkûmiyet (Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanıklar …, … ve…hakkında)
b) Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (Kullanmak içinuyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “08/03/2012, 09/03/2012” yerine “08/03/2012 ve 2011” olarak gösterilmesi, Mahkeme tarafından düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.
Sanıkların gözaltında geçirdikleri sürenin TCK’nın 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu durumun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür
A) Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararına yönelik kanun yolu talebinin incelenmesi:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin İADESİNE,
B) Sanıklar …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.