YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9720
KARAR NO : 2015/31085
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü … hakkında Bakırköy 16. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 21.02.2014 tarihinde 2010/101 esas ve 2010/51 karar sayı ile verilen kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 17.07.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 03.06.2010 tarihinde 2010/415 esas ve 2010/699 karar sayı ile verilen, hükümlü …’ın TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanunun 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği;
b) İnfaz aşamasında, 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’la 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, Mahkemece 08.07.2011 tarihinde 2010/415 esas ve 2010/699 karar sayı ile uyarlama yapılarak, 03.06.2010 tarihli hükmün iptaline, hükümlünün TCK’nın 191. madesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği,
c) Bakırköy 16. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 21.02.2014 tarihinde 2010/101 esas ve 2010/51 karar sayılı ek karar ile hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle, TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca «kamu davasının düşmesine» karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Bakırköy 16. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 21.02.2014 tarihli ek kararının bozulması istenmiştir.
6217 sayılı Kanun’la 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde yapılan değişikliğin sadece tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının durma kararının hukuki sonuçlarını doğuracağına ilişkin olduğu, uyarlamayı gerektiren bir değişiklik yapılmadığı halde uyarlama yapıldığı anlaşıldığından, Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08.07.2011 tarihli 2010/415 esas ve 2010/699 sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir.Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması nedeniyle hükümlünün 03.06.2010 tarihli kesinleşmiş hükümdeki cezasının infaz edilmiş sayılacağı gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; Bakırköy 16. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 21.02.2014 tarihli 2010/101 esas ve 2010/51 karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.