YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1711
KARAR NO : 2015/31094
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ….. hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi’nce 25.11.2014 tarihinde 2014/454 esas ve 2014/473 karar sayı ile tedavi ve denetimli serbestlik kararının kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 24.02.2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) …Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan şüpheli … hakkında 31.03.2008 tarihinde 2008/17272 soruşturma, 2008/6073 esas ve 2008/237 iddianame sayı ile iddianame düzenlendiği,
b) … Ağır Ceza Mahkemesi’nce 30.01.2009 tarihinde 2008/120 esas ve 2009/43 karar sayı ile sanığın TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası, 62 ve 52. maddeleri uyarınca dört yıl iki ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu,
c) Sanık müdafiince hükmün temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce 08.07.2014 tarihinde 2011/5113 esas ve 2014/5256 karar sayı ile sanığın sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
d) Mahkemece, bozma ilamına uyularak 25.11.2014 tarihinde 2014/454 esas ve 2014/473 karar sayı ile sanığın TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbrine tabi tutulmasına karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, suç tarihi olan 23/02/2008 tarihinden sonra 28/06 2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihi olan 25/11/2014 tarihinde de yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi ile 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 7/2. maddesinde yer alan “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak, sonucuna göre uygulanmadığının tespiti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanık hakkında daha lehine olduğu gerekçesiyle 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, ….Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2014 tarihli kararının bozulması istenmiştir.
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,
b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi yasaya aykırı, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden; … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2014 tarihli 2014/454 esas ve 2014/473 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.