YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1775
KARAR NO : 2020/2353
KARAR TARİHİ : 11.06.2020
Mahkeme : DİYARBAKIR 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : a- Uyuşturucu madde ticareti yapma
b- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : 1- Sanık … hakkında her iki suçtan ayrı ayrı mahkûmiyet
2- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “24/01/2012, 25/01/2012, 26/01/2012” yerine “26/01/2012, 02/05/2012” olarak yazılması ve gerekçeli kararın gerekçe kısmında “25/01/2012” tarihindeki suçtan bahsedilirken, suç tarihinin “15/01/2012” olarak yazılması mahkemesince düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A- Sanık … hakkında ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olmaları nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
B- Sanık … hakkında ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
C- Sanık … hakkında ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
1- CMK’nın 193/1 ve 196/2. maddeleri gereğince alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan yargılanan sanığın istinabe yoluyla dinlenemeyeceği gözetilmeden, sanığın istinabe yoluyla elde edilen savunmasıyla yetinilip hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabule göre; sanığın sanık … aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanık …’in temin ettiğini ve uyuşturucu maddeleri beraber sattıklarını belirten beyanları ile diğer sanığın suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
D- Sanık … hakkında ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Olayı müteakip kamu davası açılmadan önce uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, aynı iddianame ile açılan ve yukarıda (B) bendinde onanan ”uyuşturucu madde ticareti yapma” suçuna ilişkin cezadan kurtulmaya yönelik uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soyut beyanı ”kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan cezalandırılması için yeterli görülmediğinden, atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
11.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.