YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2899
KARAR NO : 2015/31782
KARAR TARİHİ : 15.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/106173
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan
a) Hükümlü V.. Y.. hakkında, 11.09.2004 tarihinde işlediği “silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme” suçu nedeniyle Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 18.03.2009 tarihinde 2004/169 esas ve 2009/79 karar sayı ile 765 sayılı TCK’nın 169, 3713 sayılı Kanun’un 5 ve 765 sayılı TCK’nın 59. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası verildiği ve hükmün 08.06.2010 tarihinde kesinleştiği,
b) Hükümlünün 28.01.2009 tarihinde işlediği “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 23.03.2011 tarihinde 2009/132 esas ve 2011/176 karar sayı ile 10 yıl hapis ve 50.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunduğu, hükmün 05.07.2012 tarihinde kesinleştiği,
c) 3 yıl 9 ay hapis cezasının infazı için hükümlünün 21.07.2011 tarihinde infaz kurumuna alındığı,
d) İnfazı aşamasında Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun gereğince uyarlama yargılaması yapıldığı, 18.07.2012 tarihinde infazın durdurulmasına karar verildiği ve uyarlama yargılaması sonunda 21.11.2012 tarihinde 2012/397-514 sayı ile 6352 sayılı Kanun’un hükümlü lehine olmadığı belirtilerek, “uyarlama yapılmasına yer olmadığı” niteliğinde olmak üzere, kesinleşen hükmün tekrarı niteliğinde yeniden hüküm kurulduğu; bu hükmün müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde 2015/2140 esas sayı ile inceleme sırasının beklendiği,
e) Hükümlünün 13.05.2013 tarihli dilekçesiyle, “silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme suçuna ilişkin cezasının” 21.07.2011-18.07.2012 tarihleri arasında infaz edilen kısmının, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen cezasından mahsup edilmesini istediği; Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 28.05.2013 tarihinde 2013/304 değişik iş sayı ile “mahsup şartlarının mevcut olmadığı” gerekçesiyle talebinin reddine karar verildiği; hükümlü müdafiinin 24.10.2014 tarihinde aynı nedenle mahsup talebinde bulunması üzerine Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 05.11.2014 tarihinde 2009/132 esas ve 2011/176 ek karar sayı ile “talep hususunda daha önce karar verildiğinden, yeniden karar verilmesine yer olmadığına” karar verildiği, hükümlü müdafiince bu karara itiraz edildiği, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 24.11.2014 tarihinde 2014/1148 değişik iş sayı ile itirazın kabulüne ve Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05.11.2014 tarihli 2009/132 esas ve 2011/176 esas sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verildiği
Anlaşılmıştır
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adli para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirilir. “Şeklindeki 63. maddesi nazara alındığında somut olayda, sanığın Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/03/2009 tarihli ve 2004/169 esas, 2009/79 sayılı karar ile hakkında hükmedilen 3 yıl 9 ay hapis cezasının kesinleşmesini müteakip, Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca 20/12/2011 tarihli müddetname düzenlenerek cezasının infazına başlandığı, sanığın cezaevinde kaldığı 21/07/2011 ila 18/07/2012 tarihi arasındaki sürenin, bu cezasının infazı nedeniyle olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir» denilerek, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/1148 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 21.11.2012 tarihinde 2012/397-514 sayı ile verilen karar “uyarlama yapılmasına yer olmadığı” niteliğindedir. Bu nedenle “silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme” suçu nedeniyle Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 18.03.2009 tarihinde 2004/169 esas ve 2009/79 karar sayı ile verilip kesinleşen 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin hüküm geçerliliğini korumaktadır.
İnfazda sıra, kesinleşme tarihlerine göre belirlenir. 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre, bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar; ancak bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir.
TCK’nın 63. maddesinde ise “hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir… ” hükmü öngörülmüştür.
Somut olayda, hükümlünün daha önce kesinleşen “silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme” suçundan verilen cezasının infazına başlanmış, uyarlama talebi üzerine infaz durdurulmuş, ancak sonradan “uyarlama yapılmasına yer olmadığına” karar verilmiş ve “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilip daha sonra kesinleşen hapis cezasının infazına başlanmıştır.
“Silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık etme” suçundan verilip kesinleşen hükmün geçerliliğini koruması nedeniyle; bu hükümle ilgili infaz kurumunda geçen sürenin, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan verilen ve daha sonra kesinleşen hapis cezasından mahsubunun mümkün olmadığı dikkate alınarak, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebine dayanan ihbar yazısında ileri sürülen düşünce bu nedenle yerinde olduğundan; Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 24/11/2014 tarihinde 2014/1148 değişik iş sayı ile verilen kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 15/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.