Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/3626 E. 2015/32089 K. 03.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3626
KARAR NO : 2015/32089
KARAR TARİHİ : 03.07.2015

Tebliğname No : KD – 2014/221520
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi- Sayısı : 22/05/2015 – 2014/221520
İtiraz Edilen Daire Kararı : Dairemizin 02/04/2015 tarihli 2014/8042 esas ve
2015/30098 karar sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14/04/2014 tarihli
2013/301 esas ve 2014/90 karar sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 14.04.2014 tarihinde 2013/301 esas ve 2014/90 karar sayı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 02.04.2015 tarihinde 2014/8042 esas ve 2015/30098 karar sayı ile, sanığın dosyanın diğer sanığı İskender’e ait uyuşturucu ve uyarıcı maddelerle ilgisinin olduğuna ya da adı geçenin suçuna iştirak ettiğine ilişkin, şüpheyi aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı bulunarak “hükmün bozulmasına” karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle; “Olayın oluşu sanıkların savunmaları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında, sanıkların birlikte gelerek ellerinde bulunan ve içinde uyuşturucu madde gizlenmiş tablo ve satranç takımlarının bulunduğu poşeti otobüs muavinine teslim etmeleri, taşınan uyuşturucu ve uyarıcı maddenin niteliği, miktarı ve değerine göre iki kardeş olan sanıkların birbirinden habersiz olarak hareket ettiklerine ilişkin savunmaların inandırıcı olmadığı, sanık İskender’in kolluk ve Cumhuriyet Savcılığı ifadeleri ile sanık Azad’ın ifadeleri arasında çelişki bulunduğu gibi üzerlerinde ele geçen nüfus cüzdan fotokopisinin bulunma nedenini dahi gerçeğe aykırı birbirinden farklı olarak anlatmaları nedeniyle sanıkların samimi olmayan ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar etmenin mümkün olmadığı, nitelik, miktar ve değer olarak yüksek olan uyuşturucu maddenin bu şekilde naklettirilmeside olağan dışı olduğu, bu nedenle gerçeğe uygun olmayan, samimiyetten uzak ve çelişkili sanık savunmalarına itibar edilerek sanık Azad’ın beraatine karar verilmesinin, yasaya aykırı olduğu ve hükmün ONANMASINA karar verilmesi gerektiği” belirtilerek, Dairemizin sanık hakkındaki bozma kararının kaldırılması, yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle onanması istenmiştir.
C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Dairemizin itiraza konu kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmemiştir.
İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.
D) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının YERİNDE GÖRÜLMEDİĞİNE,
2- 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, Üye .. ‘nun itirazın kabulü ile hükmün onanması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
03.07.2015 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

Dairemizin 02.04.2015 tarih ve 2014/8042 – 2015/30098 sayılı kararına yazdığım karşı oy gerekçemde de açıkladığım üzere;
Sanıklardan sadece birisi tarafından taşınması ve bagaja verilmesi mümkün iken, sanıkların herbirinin elinde birer poşet olduğu halde, uyuşturucu maddeleri birlikte taşımaları, bagaja birlikte teslim etmeleri, otobüsün 19 ve 20 numaralı koltuklarında birlikte seyahat etmeleri, uyuşturucu maddelerin 19 ve 20 numaralı bagajlarda ele geçirilmesi, kardeş oluşları, iki kardeşin zorunlu yolculuk yapmalarını gerektiren bir sebep olmayışı, bir kardeşin diğerini ondan habersiz şekilde suça karıştırmasının inandırıcı olmaması, olayın başından beri birlikte hareket etmeleri, her ikisinin cebinden de “Mazlum Sak” isimli şahsa ait kimlik fotokopisinin çıkması, başkasına ait bu kimlik fotokopisini bile paylaşmaları ve bu fotokopinin ceplerinden çıkma nedenini dahi farklı anlatmaları karşısında, suçtan kurtulmaya yönelik, çelişkili ve samimiyetten uzak savunmalarına hukuki bir değer verilemeyeceğinden, mahkemenin sanık Azad’ın suçunun sübutuna ilişkin takdirinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Anlatılan nedenlerle, itirazın kabulü ile hükmün “ONANMASI” gerektiği kanısını taşımadığından çoğunluğun “itirazın YERİNDE GÖRÜLMEDİĞİNE” ilişkin kararına katılmıyorum. 03.07.2015