Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/3817 E. 2020/1772 K. 10.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3817
KARAR NO : 2020/1772
KARAR TARİHİ : 10.03.2020

Mahkeme : …1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet (Tüm sanıklar yönünden)
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanıklar Ramazan, Mehmet ve Umran hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Sanık …’ın zincirleme suç kapsamında ikiden fazla eyleminin sabit olduğu nazara alınarak, TCK’nın 43. maddesi gereğince cezasından 1/4’ten daha fazla oranda artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve zincirleme suçlarda, zincire dahil tüm suçlar yönünden TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanması şartları varsa, ancak o takdirde etkin pişmanlık hükümleri uyarınca ceza indirimi uygulanabileceğinden, sanık …’ın zincirleme suç kapsamındaki bütün eylemleri için etkin pişmanlıkta bulunmaması nedeniyle hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanma şartları oluşmadığı halde, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/185 sayılı iptal kararı gözetilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın bulunduğu yere 2 metre mesafede dikenlerin arasında bulunan 10 paket halindeki uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğunu ikrar ederek aleyhinde yeterli ve kesin delil bulunmadığı aşamada beyanı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunması nedeniyle hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
C) Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 21/02/2013 tarihli eylemle ilgili vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 21/02/2013 tarihli eylemi sabit ise de; 07/03/2013 tarihli eylemiyle ilgili savunmasında tanık Mehmet Emin Gün’e uyuşturucu madde satmadığını belirttiği dikkate alınarak, tanıklar Mehmet Emin Gün ve Müjdat Akbulut’un aşamalardaki beyanlarına ilişkin tutanakların getirilerek olay tutanağını düzenleyen kolluk görevlilerinden vicdani kanı oluşturacak sayıda tutanak tanığı ile Mehmet Emin Gün’ün duruşmada tanık olarak dinlenmesi ve olay anında çekildiği belirtilen fotoğraf asılları da getirilip duruşmada sanığa gösterilerek bunlara yönelik savunması alındıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.