Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/3869 E. 2020/1714 K. 10.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3869
KARAR NO : 2020/1714
KARAR TARİHİ : 10.03.2020

Mahkeme : … 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Aralarındaki bağlantı nedeniyle, bu dosya ile Dairemizin 2019/1979 esasında kayıtlı … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/317 esas ve 2014/54 karar sayılı dava dosyası birlikte incelenmiştir.
Gerekçeli karar başlığına suç tarihlerinin “23/04/2013, 17/05/2013 ve 20/05/2013” yerine “20/05/2013” olarak yazılması Mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür.
1- Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/185 sayılı iptal kararı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Sanığın, diğer sanık … ile birlikte suçu doğrudan işleyen kişi sıfatında olması nedeniyle, eyleminden dolayı TCK’nın 37. maddesi gereğince “asli fail” olarak cezalandırılması yerine TCK’nın 39. maddesi uyarınca “suçun işlenmesine yardım eden” sıfatıyla cezalandırılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, gizli soruşturmacıların 23/04/2013 tarihinde sanıktan uyuşturucu madde alması sonrası sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, gizli soruşturmacıların tekrar giderek sanık aracılığıyla 17/05/2013 ve 20/05/2013 tarihlerinde uyuşturucu madde aldıkları, kolluk görevlilerinin değişik tarihlerdeki satın alma işlemlerinin suç delillerini elde etmeye yönelik çalışmalar olduğu, dolayısıyla alıcı görevlilere yapılan uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği, böylece sanığın hareketlerinin bütünüyle “satmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, birden fazla uyuşturucu madde sattığı kabul edilerek sanık hakkında zincirleme suçla ilgili TCK’nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.