Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/4910 E. 2015/33378 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4910
KARAR NO : 2015/33378
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

Tebliğname No : 10 – 2015/312317
Mahkeme : BURHANİYE 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 30.07.2015 – 2015/146 esas ve 2015/171 karar
Suç : Zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık Arif hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında “02.03.2015, 03.03.2015, 24.03.2015” yerine “27/02/2015 – 02/03/2015 – 03/03/2015“ olarak yazılması, Mahkemece düzeltilmesi mümkün maddi hata kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle, resen de temyize tabi olan hükmün
DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süreye göre sanık müdafiinin salıverilme isteğinin reddine,
B) Sanık Fatma hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
1- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “24.03.2015” yerine “27/02/2015 – 02/03/2015 – 03/03/2015“ olarak yazılması,
2- Sanığın; eşi olan diğer sanık Arif’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna iştirak ettiğine ilişkin, kuşku sınırlarını aşan kesin delil bulunmadığı, ancak, eşi Arif’e ait uyuşturucu maddeleri, polislerin arama sırasında bulmaması için sobaya atan sanığın eyleminin TCK’nın 281. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanan “suç delilini yok etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliği yanlış değerlendirilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükmün iptal edilen yoksunlukları da kapsaması nedeniyle, sözü edilen maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde derhal salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına,
21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.