YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5531
KARAR NO : 2015/33223
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/352327
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulunudurma suçundan hükümlü A.. D.. hakkında Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/03/2015 tarihinde 2014/666 esas ve 2015/272 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmünün kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 04/11/2015 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Osmaniye 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 20/09/2012 tarihinde 2012/268 esas ve 2012/849 karar sayı ile sanığın TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesinin 3. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca cezanın hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
b)Hükümlünün 3 yıllık denetim süresi içinde “kasten yaralama” suçunu işlemesi üzerine, Mahkemece 12/03/2015 tarihinde 2014/666 esas ve 2015/272 karar sayılı kararı sanığın TCK’nın 191. maddesinin 1. fıkrası, 31. maddesinin 3. fıkrası ve 62. maddesi gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına hükmolunduğu ve hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği,
c) İnfaz aşamasında, Cumhuriyet savcısı 01/06/2015 tarihli yazısında, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan hükümlünün daha önce hapis cezasına mahkûm olmadığı anlaşıldığından, TCK’nın 50. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlarına çevirme zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle infazın durdurulmasının talep edildiği, Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nce hükümlü hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre,
Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18/12/2014 tarihli ve 2014/12427 esas, 2014/26052 sayılı ilamında ” 5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir… İnceleme konusu somut olayda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle açıklanan hükümde tartışılamayan ancak 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesine göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olan 25 gün hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden,” şeklinde belirtildiği üzere,
1)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan. “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suçun işlendiği tarih itibarıyla 18 yaşını ikmal etmeyen ve adli sicil kaydına göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde.
2) Kabule göre de 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan, “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında. 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.» denilerek, 12/03/2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün bozulması istenmiştir.
Kanun yararına bozma isteği yerinde görüldüğünden; Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/03/2015 tarihinde 2014/666 esas ve 2015/272 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak;
A) Hüküm fıkrasının (3) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragrafın EKLENMESİNE:
“Sanığa verilen 6 ay 20 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 3. fıkrası yollaması ve aynı maddenin 1. fıkrasının (a) bendi ile TCK’nın 52. maddesi gereğince bir gün hapis cezası karşılığı 20 TL takdir edilerek, 4.000 TL adli para cezasına çevrilmesine”
B) Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından ÇIKARILMASINA,
Hükmün bu şekilde infazına, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 08/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.