YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5552
KARAR NO : 2015/33337
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
Tebliğname No : KD – 2015/121901
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi- Sayısı : 23/11/2015 – 2015/121901
İtiraz Edilen Daire Kararı : Dairemizin 13/10/2015 tarihli 2015/3564 esas ve
2015/32541 karar sayılı bozma kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/03/2015 tarihli
2014/225 esas ve 2015/46 karar sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER :
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık F.. hakkında Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 11/03/2015 tarihinde 2014/225 esas ve 2015/46 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 13/10/2015 tarihinde 2015/3564 esas ve 2015/32541 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle; “karar alınmadan arama yapılabilecek durumlar adli arama ve önleme araması yönetmeliğinin 8. maddesinde tek tek sayılmış, (f) bendinde suçüstü halide gösterilmiş, ayrıca aynı yönetmeliğin 27. maddesinde kişinin suç işleyeceği yada işlediği hususunda kolluk görevlisinin kanaat elde etmesi halinde (g) bendinde ” uyuşturucu gibi belirli şeyin kişinin herhangi bir yerinde gizlendiği düşünülüyorsa daha geniş çaplı kontrol yapılabileceği de belirtilmiş olduğu,
Somut olayda “Suç tarihi olan 20/10/2014 tarihinde kolluk güçlerinin S..M.. … Sokak bitiminde bulunan ve önceden de birçok kez uyuşturucu satışı yapıldığı hususundaki şüphesiyle arama yapılan zeytinlik ve sazlık olan mevkiide uyuşturucu ticareti yapıldığı hususunda ham istihbari bilgisi üzerine gidilen yerde birçok kişinin konuşma sesleri duyulmuş ve görevlileri fark eden 5-6 şahıs değişik yönlere kaçmış, sanık F.. K.. ise kaçmaya çalışırken bir elinde poşet içindeki uyuşturucu madde ve diğer elinde bir tomar parayla olay yerinin yakınındaki dere içinde yakalanmıştır.
Emniyet görevliler tarafından alınan ham istihbari bilginin ,ilgiili merciden adli arama kararı” veya “yazılı adli arama emrini talep edilecek bir somut delile dayanmadığı ve adli arama kararı” veya “yazılı adli arama emrini talep edilecek olgunluktaki aşamada bulunmadığı, mevçut usul ve yasalara göre görevlilerin sadece istihbari çalışmada bulunabilecekleri, bu aşamada ham istihbari bilginin doğru çıkması sonucu ani gelişen olaylar sonuçu ele geçirien uyuşturuçuların sanık tarafından yok edilmesi söz konusu olabileceğinden, suç delillerinde görevliler tarafından göz teması ve kaba üst araması
ile elde edilmiş ve muhafaza altına alınmış olması nazara alınarak yapılan işlem hukuka uygundur.” gerekçesiyle sanık hakkındaki hükmün onanması istenmiştir. C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Dairemizin itiraza konu kararının, itiraz yazısında ileri sürülen tüm nedenler tartışılıp değerlendirilerek verildiği ve kararda bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmemiştir.
İtirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar vermek gerekmektedir.
D) KARAR : Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının yerinde görülmediğine,
2- 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.