Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/5561 E. 2015/33285 K. 14.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5561
KARAR NO : 2015/33285
KARAR TARİHİ : 14.12.2015

Tebliğname No : KD – 2015/370443

İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi- Sayısı : 26/11/2015 – 2015/370443
İtiraz Edilen Daire Kararı : Dairemizin 15.06.2015 tarihli 2015/3405 esas ve 2015/31761 karar sayılı onama kararı
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.03.2015 tarihli
2015/8 esas ve 2015/80 karar sayılı kararı
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
I- KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER :
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık hakkında Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonucu 20.03.2015 tarihinde 2015/8 esas ve 2015/80 karar sayı ile verilen mahkûmiyet hükmü sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 15.06.2015 tarihinde 2015/3405 esas ve 2015/31761 karar sayı ile sanık hakkındaki hükmün onanmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin kararına itiraz edilmiştir.
II- İTİRAZ NEDENLERİ :
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle; Gizli soruşturmacı tarafından şüpheliden 6 kez uyuşturucu alınması C.G.K kararı doğrultusunda tek suç kabul edilmesinin hukuka uygun olduğu, ancak bu alımlardan hemen sonra şüphelinin yakalanıp ev ve üzeri aranarak hakkında yasal işlemin yapılması gerekir iken aradan 7 ay gibi bir süre geçtikten sonra şüphelinin yakalanıp evinin aranmasında ele geçen 20 fişek uyuşturucunun ele geçmesinin şüphelinin yeni bir suçunun ortaya çıkarılması olmayıp uyuşturucu satımının delillendirilmesi olduğu, şüphelinin 7 ay sonra yakalanmayıpta gizli soruşturmacının alımından sonra yakalanıp evinin aranması sonucu satım için 20 fişek ele geçirilmiş olmasının yeni bir suçun ortaya çıkarılması olmayıp uyuşturucu satımının delillendirilmesi olacağı, bu nedenle şüphelinin tek suçtan cezalandırılması yerine iki ayrı suçtan cezalandırılması yasaya aykırı görüldüğü,
Kabule göre de; gizli soruşturmacı tarafından yapılan son alımdan sonra şüphelinin evinin aranması sonucu ortaya çıkan 20 fişek uyuşturucunun oluşturduğu ikinci suça kadar şüpheli hakkında bir dava açılmadığı bu nedenle hukuki kesinti olmadan ikinci suç işlendiğinden ‘5237 SK 43/1 maddesinde belirtilen bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla suç işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir. Ancak dörte birinden dörte üçüne kadar artırılır’ hükmü gereğince ceza tayin edilmesi yerine iki ayrı suç kabul edilip iki kez cezalandırılması yasaya aykırı görüldüğü” belirtilerek, Dairemizin onama kararının kaldırılması ve yerel Mahkeme hükmünün bozulması istenmiştir
III- İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Sanığın, ilk olaydan önce 2014 yılının Nisan ayında 50 fişek halinde uyuşturucu madde satın aldığına, bunun bir miktarını kimliğini gizleyen kolluk görevlilerine para karşılığında verdiğine, bir miktarını kullandığına, kalanın ise daha sonra evinde ele geçirildiğine ilişkin savunmasının aksine, evinde ele geçirilen 20 fişek halindeki uyuşturucu maddeyi sonradan temin ettiği konusunda, istihbarî bilgi dışında, şüpheyi aşan kesin delil bulunmamaktadır. Bu durumda sanığın eylemi bütünüyle “uyuşturucu madeyi satışa arz etme” suçunu oluşturduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görülmüştür.
IV- KARAR: Açıklanan nedenlerle;
A) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının yerinde olduğuna,
B) Dairemizin 15.06.2015 tarihli 2015/3405 esas ve 2015/31761 karar sayılı sanık hakkındaki hükümlerin onanmasına ilişkin kararının kaldırılmasına,
C) Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.03.2015 tarihli 2015/8 esas ve 2015/80 karar sayılı sanık hakındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, ilk olaydan önce 2014 yılının Nisan ayında 50 fişek halinde uyuşturucu madde satın aldığına, bunun bir miktarını kimliğini gizleyen kolluk görevlilerine para karşılığında verdiğine, bir miktarını kullandığına, kalanın ise daha sonra evinde ele geçirildiğine ilişkin savunmasını aksine, evinde ele geçirelen 20 fişek halindeki uyuşturucu maddeyi sonradan temin ettiği konusunda, istihbarî bilgi dışında, şüpheyi aşan kesin delil bulunmamadığı, sanığın eyleminin bütünüyle “uyuşturucu madeyi satışa arz etme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden; görevlilere verdiği uyuşturucu maddelerin bir suç ve evinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin ayrı bir suç olarak kabul edilerek iki ayrı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükmün iptal edilen yoksunlukları da kapsaması nedeniyle, sözü edilen maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.