Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/1356 E. 2016/1747 K. 03.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1356
KARAR NO : 2016/1747
KARAR TARİHİ : 03.06.2016

Suç :Uyuşturucu madde ticareti yapma
Suç Tarihi :02.10.2013
Hüküm : Mahkûmiyet
Temyiz Eden :Sanık müdafii

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Hükmedilen hapis cezasının süresine göre, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrası ile CMUK’nın 318 ve CMK’nın 299. maddeleri uyarınca sanık müdafiinin duruşma isteğinin reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 6545 sayılı Yasa’nın 81. maddesi ile değişik 106. maddesinin I. fıkrasında tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarının hapse çevrileceğinin ve iki saat çalışma karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verileceğinin belirtilmesi karşılığında, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki bu konuya ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun‘un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre sanık hakkındaki salıverilme isteğinin reddine, oybirliğiyle 03/06/2016 tarihinde karar verildi.